- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#atmosfer
"Bu aydınlığın altında, bu eşyanın sanki küflenen, dökülen bir hali vardı."
Küçük bir teneke kutu içinde dolaşmak, insanı ve mekanın atmosferini daha önce hiç yaşamadığım şekilde izole ediyor.
Çevreye yönelik en büyük tehdit, bir kâğıt fabrikasının atıklarından, bir belediye kanalizasyonunu okyanusa boşaltmasından ya da yerel çiftliklerde kullanılan tarım ilaçlarıyla gübrelerin, sızıntı ve akıntılarının denize ulaşmasından kaynaklanan yerel kirlilik değildir. Esas tehlike, insanoğlunun yaşamına, atmosfere, dünyanın bir bakıma akciğeri sayılan tropik ormanlara, dünya okyanuslarına, hava ve su rezervlerimize yönelik olan tehlikedir. Bu da tüm insanlığın bağımlı olduğu çevre demektir.
Uzun zamandır böyle bir atmosfer görmemiştim. İşte Fenerbahçe budur. Taraftarımız maçı kazanmamız için her şeyi yaptı ancak kazanamadık. ( Kendi sahasında takımı Galatasaray'a 3-0 yenilince verdiği röportaj)
Bazı geceler vardır...Talaş gibi geceler...Her türlü suçu içine çekip her türlü suçluyu sabaha masum çıkaran geceler...
Bir muhasebe defterinin sayfaları gibi düzgün çizilmiş büyük gri pencerelerden içeri günışığı girmezdi, ama dükkân yine de gölge düşürmeyen, hiçbir şeyi belirginleştirmeyen, tatsız, ne olduğu belirsiz gri bir ışıkla dolu olurdu.
Benim görüşüme göre kadın ve çocuk taraftarların geldiği maçlar ile normal herkesin geldiği maçlar arasında büyük farklılıklar var. Kadınlar ve çocuklar maça geldiğinde maç içerisinde olabilecek herhangi bir şey onlar için eğlence sebebi ve son maçta 43 bin tane kadın ve çocuk seyirci vardı. Bu 43 bin seyircinin belki de %10’u normalde maça gelip maçları takip eden seyircilerdi. O yüzden baktığımızda saha içerisinde herhangi bir pas hatasında verdikleri tepkiler farklı tepkiler oluyor. Normal maçlarda baktığımız zaman maçları daha sık takip eden seyirciler maçlara geldiği için bir pas hatasında tepki olabiliyor, ıslıklanabiliyorsunuz. Bayanların bitmeyen pozitif enerjisi bizi iyi yönde etkiliyor, o açıdan maçlara gelen bayan ve çocuk seyircilerin oranlarının artması bizi mutlu eder...