Ben durumumu geminin üzerinde yolculuk yapmakta olan bir kişi ile karşılaştırıyorum. Gemi battığında yolcular okyanusa düşer ve yüzmeye devam etmekten başka seçenekleri yoktur. Bizim toplumumuzda kadınların sahip oldukları her hakkın ters yüz edilmesiyle olan şey budur. Başka bir seçeneğim yoktu. Yorulamazdım, umudumu yitiremezdim. Onu yapmak için bile zaman ayıramazdım.
Kategoriler
- Henüz kategori yok.
Son Haberler
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
Kişiler
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Yükleniyor…
Şirin Ebadi
Kendi yaşadıklarım üzerinden Amerikan kadınlarına İran kadınları ve kendi yaşamımızı tanıtmak istiyorum. Ben, toplumun ne en yüksek kademesinden ne de en düşük kademesindenim. Ben, bir avukat olan bir kadın, Nobel Barış Ödülü kazanan bir kişi, bir üniversitede bir profesörüm. Aynı zamanda yemek yaparım. Cezaevine gitmeye çok yakın olduğumda bile yaptığım ilk işlerden birisi yeterince yemek hazırlamak ve buzdolabına bırakmaktır.
İran’da insan haklarını savunan bir kişi doğumdan ölüme kadar korku içinde yaşamak zorundadır ama ben kendi korkumu yenmeyi öğrendim.