1960'lı yıllardan beri ülkesinden uzak kalmış olan Kybele heykeli artık ait olduğu topraklara, vatanına gelmiştir. Eserin iade süreci bir İsrail vatandaşının, 2016 yılında Roma Dönemi'ne ait bir Kybele heykelini yurt dışına ihraç edebilmek için kendi ülkesinin makamlarından izin talebinde bulunması ve İsrail makamlarının, eserin fotoğrafını ülkemize ileterek kökeni hakkında bilgi talep etmesiyle başlamıştır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanları Feza Demirkök ve yakın zamanda müzemizden emekli olan Şehrazat Karagöz bu heykelin Afyonkarahisar’da, 1964 yılında bulunmuş olan ve halihazırda Afyonkarahisar Müzesi'nde sergilenen 'Kovalık Eserleri'yle tipolojik benzerliğini tespit etmişlerdir. Değerli mesai arkadaşlarıma titiz çalışmaları için buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
- Henüz kategori yok.
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Mehmet Nuri Ersoy
Şu anda Türkiye, turizm tanıtımında hem en üst teknolojiyi kullanır hale geldi hem de dünyada en yoğun tanıtım yapan ülke oldu. Bu yıl itibarıyla Türkiye dünyada en yoğun tanıtım yapan ülke. Bunu artırarak devam edeceğiz. Sektörle birlikte devlet kaynaklarını da kullanarak Türkiye'nin pastada hak ettiği ancak geç kaldığı payını alması için hazırlıklarımızı yaptık.
Cumhurbaşkanımızın 'Göbeklitepe Yılı' ilan etmesiyle dünyada da farkındalığını iyice arttırdık. 12 bin yıllık bir tarihi var. Milattan önce 10 binli yıllara kadar gidiyor.
Kendimiz olarak kalabilmek, Türk dünyasının köklerini, birlik ve beraberliğini koruyabilmek, devraldığımız medeniyet mirasını yaşatıp geleceğe aktarabilmek için aziz milletimizin her bir ferdini dilimizi korumaya, en yakın haliyle kullanmaya ve bitmeyen bir yolculuk olan Türkçeyi araştırmaya ve öğrenmeye davet ediyorum.
Türk diasporasının yeni nesillerini asimilasyondan korumak ve ana vatanla bağlarını güçlendirmek bütüncül bir strateji ile mümkündür.
Öyle bir medeniyetin mirasçılarıyız ki manevi temeller üzerinde yükseltip hak ve adalet anlayışımızla bina ettiğimiz insanlık kubbesi, asırlar boyu tüm dünyada mazlumların umudu ve sığınağı olmuştur. Dün böyleydi, bugün yine böyledir. Şimdi bize düşen bu mirası varislerimize ulaştırmaktır.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiğimiz 21 unsur ile en çok kültürel değer kaydettiren ilk 5 ülke içinde yerimizi almış bulunuyoruz. Çok kısa bir süre önce 15 Aralık 2021'de Hüsn-i Hat'ın UNESCO'ya kaydettirilerek insanlığın ortak mirası ilan edilmesi de bu kapsamda son derece önemli bir adım olmuştur.