Önemli olan müziğin dilini, şarkısını hissetmek. Bu bana büyük mutluluk veriyor. Sadece mükemmel piyano çalmak, bana mutluluk vermezdi.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Fazıl Say
Müzik, hayatımın ritmini belirliyor, hem de uzun zamandır. Mutlu veya mutsuz olmam da onun elinde. Kendi içine inebilmek müzikte çok önemlidir. Bu insana mutluluk veriyor. İkinci kez dünyaya gelsem, herhalde yine müzisyen olurdum.
Beethoven’ı anlamak bir yandan çok zor. Ama müziğiyle bir kere iç içe olduktan sonra, bu da zamanla olunuyor, ve olguluğa erişildiğinde, onu anlamak çok kolay. Onun içindeki şarkıyı yoğun şekilde hissetmek mümkün.
Müslüm baba'ya acil şifalar diliyorum, en derin hislerimle; dayansın ve yaşamak kazansın, hayata dönsün isterim. En sert tartışmalarda en ağır sözleri karşılıklı söylemiş olsak bile, bu hayatta bambaşka müzik kulaklarımız, bambaşka gelecek hayallerimiz olsa bile, sonuçta bütün kavgalar da insanidir, bir insanın yaşama dönmesini istemek de insanidir, sonuçta insanız, ölümden değil, yaşamaktan yanayız, hayata dön Müslüm baba.
Mesele insanlığa bir şey kazandırmak, insanlık duvarına naçizane bir şeyler ekleyebilmektir. Çalışmak ve üretmektir. Bizler bu bilinçteyiz. Bizler bu bilinç ile yetiştirildik. Tarih, bizim emeklerimizi boşa çıkarmayacaktır.
Kendimle çok savaştım ama barışta kendimi daha rahat hissediyorum. Kendimle olan savaşım çok sert oldu ve çok uzun zaman aldı. Şimdi barış zamanı.
İslamcılar güç kazandı, azınlıkta kaldık. Tüm bakan eşleri türbanlı. Türkiye rüyalarımız öldü. İleride ülkeden ayrılabilirim.
Fazıl şiirin matematiğini çözüyor. Müziğe matematik ekliyor. Yani ben hem müziği hem matematiği çözmeye çalışıyorum. Bir de, dinleyici “bunu ben de söylerim” desin istiyorum şarkılar için. İnsanlar zorluğa odaklanmasınlar, şairin yüreğe dokunduğu noktaya odaklansınlar istiyorum.
Hemen değil ama, ileride Türkiye'den ayrılmayı düşünüyorum. Biz artık azınlıkta kaldık, dışlanıyoruz.
Çok özel bir duruma gelmeye başladık. Tamam, bilmiyoruz cevapları. Ama bir ilerleme var ve buna ithafen bir müzik yazılması gerekiyor diye düşünmüştüm. İşte Evren Senfonisi odur.
Bertrand Russell'ın güzel bir sözü vardır. Bir şey yanlışsa milyonlarca kişi o yanlışı savunsa da o şey yine de yanlıştır, der... Biz burada Gyogy Ligeti'den şu anda bahsediyor olmalıyken veya hakikaten güzel pop müziklerden, Sting'ten, Biorg'den, Buena Vista Social Club'tan vs. veya kendi kültürümüzdense onun en iyisinden.. Cemal Erkin diye bir besteci var, bilmiyorum kaç kişi tanıyor, dahiyane bir besteci benim için.. Onu kaç kişi tanıyor, Türkiye'de tanıyan olmayınca Avrupa'ya götüren de olmuyor. Buradaki sorun arabeski irdeleyelim değil ki..
Arabesk müzik, arabesk yaşam tarzının betimlemesidir. Aydınlığın, çağdaşlığın ve öncülüğün, sanatçılığın sırtına külfettir. Emek karşıtıdır, duyarsızlıktır ve yaratamamaktır! Etik dışı “yalan dolanla” doludur. Orta Doğu işi, 3. sınıf, acındırmaca, tembellik, yeteneksizlik, rant, çamur, muallaklıklar üzerinden yaşar. Arabesk müziği yapan yapsın! Bu sayfaya tek gık diyeni yukarıdaki sebeplerden hemen atacağım! Türk halkının arabesk yavşaklığından utanıyorum, utanıyorum, utanıyorum!
Arabesk bence felsefi olarak bir yılışıklığı temsil ediyor, bir tembelliği temsil ediyor. Bu başta bizde televizyonda böyle yansıyor. Bütün gün televizyonda bu görüntü var. Böyle yemek yaparken aniden göbek atmaya başlıyorlar. Durup dururken. Kimse onları zorlamamışken. Birbiriyle kel alaka vaziyetler. O sırada birisi uçuyor, o sırada yandan Fenerbahçe mini etekli bir kız geçiyor. Aslında sürreal ve Salvador Dali'yi aratan. Ama televizyon olsun da içinde her şey olsun çorbası ve içinde sadece beyin yok. Ondan sonra da alttan "ölümler oldu" vesaire, "Hakkari'de çatışma çıktı" diye altyazı geçiyor. Üstte herif göbek atıyor, sonra da yemek yanıyor. Bu mu iyi?