- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Alfred Tennyson
Kale surlarına görkem düşer. Ve karlı zirveler eski hikâyelerle dolu: Uzun ışık göl boyu çalkalanır, Ve vahşi çağlayan şerefle havaya zıplar: Üfleyin, borazanlar, üfleyin, uçsun vahşi yankılar, Üfleyin, borazanlar; cevap verir, yankılar, ölüyor, ölüyor, ölüyorlar. Ey aşk, onlar zengin göğün ötesinde ölürler, Tepe, veya tarla veya bir ırmakta sönerler: Bizim yankılarımız ruhtan ruha yuvarlanır Ve daima ve daima daha çok fazlalaşır. Üfleyin, borazanlar, üfleyin, uçsun vahşi yankılar, Ve cevap verir, yankılar, ölüyor, ölüyor, ölüyorlar.
"İleri, Hafif Tugay!" Korkan bir tek kişi mi var? Yok, bilse bile Asker Hatasını birinin: Onlara düşmez cevap vermek, Onlara düşmez sormak neden, Onlara düşer bir tek şey yapmak ve ölmek: Ölüm vadisine Koşturdu altıyüz.
Kavrar ucunu kayanın kancalı ellerle; Güneşe yakın yalnız yerlerde, Gök mavisiyle halkalanmış, dikilir. Buruşuk deniz altında sürünür; Bakar dağının duvarlarından, Ve bir yıldırım gibi düşer.
Çok geç değildir henüz yeni bir dünya aramak için. Hamle yapın, ve iyi oturarak düzenle vurup ortadan kaldırın Seslenen kırışıklıklarını alnın; devam ettirmektir çünkü benim amacım Ölünceye kadar yelken açmayı ötesine gün batımının, Ve bütün batı yıldızlarının yıkandıkları yerlerin. Belki de körfezler bizi yıkayıp temizleyeceklerdir: Belki de Mutlu Adalara dokunacağız, Ve ünlü Aşil’i göreceğiz, tanımış olduğumuz. Çok şey alındı, fakat çoğu hâla olduğu yerde durur; ve Şimdi biz eski günlerde yeryüzünü ve gökyüzünü yerinden oynatmış olan O güç olmasak bile; Biz yine de biziz, biz; Hepsi aynı mizaçta bir parçadan oluşan yiğit yürekleriz, Zamanla ve kaderle yıpranmış, fakat iradesi kuvvetli Çabalamak, araştırmak, bulmak, ve teslim alınmamak için.
Yolculuk etmeden duramam: hayatı içerim Çökeltilerine kadar: Her zaman zevk alırım Çok miktarda, acı çekerim çok miktarda, hem Beni sevmiş olanlarla, hem de yapayalnız