Otorite, alışkanlık, biat ve adet; inancın ve kanıtların yerini alır. Dizlerinin üzerine çöker ve dua ederler çünkü babaları onlara diz çökmeyi ve dua etmeyi öğretmiştir.
- Henüz kategori yok.
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Koca uluslar babalarının ve rahiplerinin tanrısına tapınmaya, sırf kulaktan dolma bilgiler(nesilden nesle aktarılan rivayetler) yüzünden devam eder.
Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.
Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun.
İnsanın hayattan zevk alabilmesi, dünya nimetlerini anlayabilmesi ve çalışma azmine sahip olarak yaşayabilmesi için 'bir şeylere inanması' şarttır. Biz Türkler için din, aile bağı, atalarımızdan gelen örf ve adetler çok önemlidir. Bunlara sahip çıkın.
İnançlar keçi yolu gibidir. Bir yolu sıklıkla kullandığınız vakit o yol size doğru yol gibi görünür.
Özgürlük var oluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa kaldırıp atılmalıdır.
Gelenekler, batıl inançlar ya da herhangi bir şekilde sınırlamalar, tümü bir kenara bırakılmalıdır.
Bizler insanların kendi aralarındaki ilişkilerinde Tanrı rolü oynayan devlete ilişkin bir yığın kör inançlar içinde yetiştik.
Her şeye kadir olandan birşeyler istenmekte, eskiden bu tanrı idi, günümüzde devlet.
Otorite, insanın tanrıya inanmasını ister. Bu tanrı, yalnızca onu biliyormuş gibi yapan ve dünyada onun adına bulunan birkaç adamın otoritesine dayanır.
Çünkü ilkel zamanlarda yasaları koyanlar ve rehberlik edenler onlara bunu vazife kılmıştır. Tapın ve inanın, anlayamadığınız tanrılara.
Gelenek nedir? Bize yararlı olan şeyleri emrettiğinden dolayı değil, bize emrettiğinden dolayı itaat ettiğimiz yüksek bir otoritedir.
Puta tapanların da ana babaları vardı. Onlara bir taşın Tanrı olduğu öğretilmişti.
Neden yalnız bir iki sistem egemenliği ele geçirdi? Alışkanlıklara bu kadar sıkıca tutunuyorsunuz da onun için. Yasak levhaları, buyruk levhaları olmaksızın düşünmekten korkuyoruz.
Gelenek nedir? Bize yararlı olan şeyleri emrettiğinden dolayı değil, bize emrettiğinden dolayı itaat ettiğimiz yüksek bir otoritedir.
Bir idolüm yok benim. Bir önderim, bir liderim yok. Elbette insanlığın özgürlüğü için mücadele edenlere saygım var. Ama saygıdan öte hiçbir borcum, minnetim yok. Herkese ve her şeye eleştirel yaklaşıyorum. İnsanların kendi düşünce, ideoloji ve inançlarını başkalarına dayatmalarına karşıyım. İsteyen, istediğine özgürce inanabilmeli, ama bunu başkalarına dayatmamalı. Kendi inançlarını, ideolojisini, standartlarını kendi dünyasında yaşamalı. Bir kutsalım yok benim, tek bir isteğim amacım var. Sonsuz ve nihai özgürlük. Yalnızca kendim için değil, tüm insanlık için. Bir gün bu ütopyanın gerçekleşeceğine yönelik inancım tam. Özgürlükten daha değerli hiçbir şey yoktur bu dünyada ve de olamaz. Çünkü diğer tüm şeyler talidir özgürlük idealinin yanında. Birbirini sınırlayan değil, tam anlamıyla birbirini çoğaltan ve sonsuzluğa kadar giderek genişleyen bir özgürlük. Tek bir liderim var, tek bir önderim: o da kendim. Kendi ayağımın üstünde, hiçbir değere, kuruma ve inanca yaslanmadan duruyorum ve de sonuna kadar kendi ayaklarımın üzerinde duracağım hiçbir şeye, hiç kimseye ve hiçbir kuruma asla boyun eğmeden.
Artık sahip olmadığım bir inancın hala beni yönettiğini hissediyorum. İnancın özelliği, kaybolmasına rağmen hala etkili olmasıdır.