Ortadoğu'nun diğer ülkelerinde Hıristiyanların ya çok dikkatli olmaları gerekiyor ya da ülkeyi terk etmeleri gerekiyor. Ama İsrail'de durum böyle değil. Sizler bizim kardeşlerimizsiniz ve tüm dinlerin haklarını savunduğumuz gibi Hıristiyan haklarını da savunuyoruz.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Ortadoğu'da hayatın güvenli olduğu ve Hıristiyan toplumunun büyüyüp gelişeceği tek yer vardır. Orası da İsrail Devletidir.
İsrail dünyanın karmaşık, istikrarsız ve önemli bir bölgesinde emperyalizmin güvenilir bir müttefiki olduğu için, emperyalist devletler hep sessiz kaldılar, hep sessiz kalacaklar. Sessiz kalmak ne kelime? Bu devletlerin desteği olmasa, İsrail'in varlığını sürdürmesi bile mümkün olamazdı.
İsrail, hiçbir Ortadoğu ülkesinin modern dünyada yer almasını istemiyor. Bölgeyi kontrol altında tutmak için de Arap-Müslüman toplumunu geri planda tutuyor. İsrail, bu baskıcı politikalarına karşı çıkan rejimlere -Mısır’ın seküler rejimiyle, İran’ın teokratik rejimi arasında fark gözetmeden- tepki gösteriyor buna karşın anti-semitik ve teokratik olan S. Arabistan’a karşı çıkmıyor. Çünkü S.Arabistan, İsrail’in bölgeyi kontrol altına almayı amaçlayan politikalarına ses çıkarmıyor.
Ve Suriye ile ilişkileri germek için mükemmel bir zamanlama... Çünkü Suriye diken üstünde. Hafız Esad hasta. Altında kıyasıya bir iktidar mücadelesi var. Ülke karışıklığın eşiğinde. Dünyanın bu en büyük teröristi, şimdi iç sorunlarıyla uğraşıyor. Türkiye, başına PKK belasını saran bu ülke ile didişmek için en güzel zamanı seçti. İsrail alttan, Türkiye üstten bastırırsa, hem Türkiye'nin hem de Ortadoğu'nun baş belası, kendi başındaki beladan başkasıyla uğraşamaz olacak. (1998 yılında yazdıkları.)
İran, Saddam Hüseyin’in Irak’ı ortadan kalktıktan sonra İsrail’e karşı en ciddi tehdit. ABD, bu çerçevede İran’ı Orta Doğu dengeleri açısından bir hedef olarak görüyor.
İsrail istediği kadar güçlü olsun/görünsün, kazanan, haklı olan ve direnen Filistin halkı olacak.
Ortadoğu'da yanlış olan İsrail değildir, Ortadoğu'da doğru olan İsrail'dir. Tahran'daki tiranlık kendi halkına zulmetmektedir. Tahran'daki tiranlık, Afganistan ve Irak'taki Amerikan birliklerine yönelik saldırıları destekliyor. Tahran'daki tiranlık; Lübnan'ı, Gazze'yi zapt ediyor. Tahran'daki tiranlık, dünya çapında teröre sponsorluk yapıyor. Nükleer silaha sahip bir İran, Orta Doğu'da nükleer silahlanma yarışını ateşleyebilir. Bu, teröristlere nükleer bir şemsiye verecektir. Bu, nükleer terörizm kabusunu dünya çapında açık ve mevcut bir tehlike haline getirecektir. Bunun ne anlama geldiğini anlamanızı istiyorum. Bombayı her yere koyabilirler. Onu bir füzeye koyabilirler. Limandaki bir konteyner gemisinde de olabilir, metrodaki bir bavulun içinde de. Artık ülkeme yönelik tehdit hafife alınamaz. Bunu reddedenler kafalarını kuma sokuyorlar. Altı milyon Yahudinin öldürülmesinin üzerinden yetmiş yıldan az bir süre geçtikten sonra, İran'ın liderleri Yahudi halkının soykırımını inkar ederken, Yahudi devletinin yok edilmesi çağrısında bulunuyor. Bu tür zehir saçan liderlerin, ülkelerin gezegendeki her saygın yerden men edilmesi gerekir. Ancak öfkeyi daha da büyüten bir şey var; Öfkenin olmayışı. Uluslararası toplumun büyük bölümünde, yok olmamıza yönelik çağrılar tam bir sessizlikle karşılanıyor..! Daha da kötüsü, çünkü İsrail'i İran'ın terör vekillerine karşı savunduğu için kınamak için acele edenlerin sayısı çok fazla. Bir daha asla derken, bir daha asla demek istiyoruz!
Dünya Yahudi Partisi ve İsrael, artık Erdoğan ile olmayacağına karar vermiş durumdadırlar. Buna mukabil, Türk büyük zenginleri, tüsiad ve matbuatı, Tayyip Erdoğan olmazsa akepe'nin ayakta kalamayacağına inanıyorlar. Çöküyor ve ayaklarına sarılıyorlar; birlikte düşmeye razıdırlar.
Yüksek komutanlar, tüsiad ve Deniz Baykal, akepe'yi çağırdılar. Kuran, İsrael ve Amerika'dır. Bunları çok önceden haber vermiş olduğum ortadadır.
Hürriyet gazetesi, İsrael'in kuruluşuyla senkronizedir. İsrael'in kuruluşunu desteklemek için var.
Bir, 1977 yılında 'terörist' Menahem Begin, 'Likud' Partisi adıyla, İsrael'de hükümete geldi. Şiddetin ve Yahudi şeriatının iktidarıdır.
Demek ki, ordunun Kemalizm’i Erbakan’a karşıtlık ile sınırlı idi. Erbakan, dinsel politikacı olmanın yanında, millici, kalkınmacı, İsrael’e karşı, komşu ülkelerle dostluk yanlısıdır; itiraz buradadır. Bu tespitten de şu çıkıyor, “AKP”, sadece bir temizlik hareketi idi, millici ve kalkınmacı olmayan, İsrael ile nerede ise uydu ilişkisinde ve bu nedenle komşu ülkelere karşı iki yüzlü bir hareket aranıyordu, o halde akp, kendiliğinden bir oluşum değil, sadece bir icat idi.
Benim misyonum şudur: Ben ne bir Kürt'ü vereceğim ne bir karış toprak vereceğim. Ben, hep Kürtlere sevgiyle yaklaştım. Kürtler olmazsa biz olamayız. Onlara hep kardeşlik getirdim, hep kardeşlik sundum. Ankara DGM'nin bir hakimi Turgut Okyar'dır, birisi de Orhan Karadeniz'dir; ikisine de geldiğim zaman ellerim kelepçeli şunu söyledim: ‘Değerli yargıçlar, bir gün bu ülkedeki Kürtlerimiz bizden ayrılmak istemezlerse, nihai olarak ayrılmak istemezlerse, sizin yüzünüzden değil, bu ülkede bir Yalçın Küçük olduğu için ayrılmayacaklar,' dedim.
Solun bir rüzgâr olduğu yıllarda ve 1967 yılında İsrail'in Araplar'ı yendiği ve viability'sini sergilediği bir tarihte, islamizm, yeniden, devlet politikası oluyordu ve bunda sabetayizm dirijan haldedir. Artık, politik planda ve sufizm disiplinle, islamizm ile sabetayizmi birbirinden ayırmanın zor olduğu bir çağdayız.
Mülkiyet ve irade düzeyleri önemli ölçüde farklı olanların kardeş olmaları mümkün değildir; heterojen irade ve mülkiyet düzlemlerinde kardeşlikten söz etmenin aldatmaca olduğunu düşünüyorum.
Aşk insanın birey düzleminde sonsuzu yaşamasıdır. Sosyalizm, insanın toplum ve sınıf düzleminde sonsuza koşmasıdır. Kardeşlik, insanın ulus düzleminde sonsuz beraberliği aramasıdır.
Yahudiliğin Filistin'e yerleşmesinde 'Mikve İsrael' çok çok önemlidir. 'Mikve' İspanyolca'da, 'umut' demektir, İbrani 'Tikve İsrael' diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrael'de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın'da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. İstememiştir, ancak kapıları açmıştır. Kuşkusuz Sultan Hamid, ürkmüştür, sonra önlemeye çalıştı. Ama atı alan Üsküdar'ı geçmişti.