- Henüz kategori yok.
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Büyük Angelo'nun, kilise süslemelerini yaparken sandalet giyen bir melek tasvir ettiği söylenir. Resme bakan kardinalse, "Sandalet giyen melek nerede görülmüş?" der. Angelo da soruya soruyla karşılık verir: "Çıplak ayaklı melek görülmüş mü ki?"
Bilim "Bunu bulmalı mıyım?" diye sormaz. "Yapabilir miyim?" diye sorar. İnançların sorunu da bu: Gerçekleri değiştirmiyorlar. Mantıklı biriyseniz gerçekler inançlarınızı değiştirmelidir.
Tanrı her şeyi biliyorsa, ihtiyaçlarımız konusunda onu uyarıp neden dualarımızla yoruyoruz? Her yerdeyse, neden onun için tapınaklar inşa ediyoruz?
Şüpheci, herhangi bir gerçeklik iddiasını sorgulamaya istekli olan, tanımda açıklık, mantıkta tutarlılık ve kanıtın yeterliliğini isteyen kişidir.
YSK'nın İstanbul seçimlerini iptal gerekçesi olan Seçim Kurulları 16 Nisan'da da 24 Haziran'da da aynıydı. O zaman o seçimler de şaibeli.
Tanrı yeryüzünde biriyle iletişim kurmak isterse, nasılsa çok güçlü, tüm dünyaya seslenebilir, öyle değil mi? Ama nedense daima kendine bir elçi seçip ona diyor ki: (kısık sesle) "pekala, artık peygamber sensin, git ve bunu dünyanın geri kalanına söyle. Ve inanmak zorunda kalıyoruz.
Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize sadece şunu sorun: Olgular nelerdir? Ve bu olguların desteklediği gerçekler nelerdir?
Zâten inancımız olmasa, vâr olmanın anlamı anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi?
Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz uzaklara? Kaç yalan yıkacak güvenleri? Kaç satır yazılacak kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla gözyaşı dökeceksin?
Olumlu ve olumsuz eleştirilerde de şuna önem gösteriyorum: Önemli olan yapılan yorumların düzgün dayanakları olması ve sebeplerinin mantık içermesi benim için esastır. Yoksa ‘harika bir albüm olmuş, mükemmel’ falan ama neden harika olmuşu tam bana açıkladığı zaman ben ciddiye alırım.
Felsefeyi okuyun, anlayın. Felsefe okumayan toplumlar sorgulamaz, kandırılır, sefil olur, aç kalır.
Ben birini sevmiyordum. O da beni sevmiyordu. Bir gün bir yerde randevulaştık. Ben gitmedim. O da gelmedi.
Entelektüel , yapısı gereği muhaliftir. Her dönemi sorgular, düşünür. Sürüleşmiş kitlelere katılmaz, tam tersine toplumu siyasi beyin yıkamalara karşı uyarmaya çalışır ve kaçınılmaz olarak er geç bu tutumunun bedelini ödemek zorunda kalır. Bazen koca bir ülkeye karşı tek başınadır. Yağmur gibi yağan suçlamalar onu bir önyargılar bataklığında boğulmaya mahkûm eder. Ama o başka türlü davranamaz; elinde değildir. Böyle yaşamaya mecburdur.