Köprülü ve Barkan zamanın büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlimi…
- Henüz kategori yok.
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Tarihçiler toplumun en güçlü ve en tehlikeli üyeleridir. Dikkatlice takip edilmeliler... Her şeyi bozabilirler.
Tarihçiler, nadiren mutlak gerçeği ortaya koymaya eğilimlidirler. Çoğunlukla ordularının kahramanlıklarına güzelleme yapmak ve olayların kendi hayali kurallarıyla uyuştuğunu göstermek isterler. Tarihi yazmaktansa onu uydururlar.
Tarihçiler, nadiren mutlak gerçeği ortaya koymaya eğilimlidirler. Çoğunlukla ordularının kahramanlıklarına güzelleme yapmak ve olayların kendi hayali kurallarıyla uyuştuğunu göstermek isterler. Tarihi yazmaktansa onu uydururlar.
Bir insanın bütün geçmişinden ve duygularından soyutlanarak yüzde yüz bir nesnelliğe sahip olması mümkün değildir. Böyle bir nesnellik insan olmaktan çıkmak anlamına gelir. Elbette her birimizin bildiği ve kabulleri var. Ancak insan olarak bunları bir dereceye kadar kritik etme imkânına sahibiz. Yine de her şeye rağmen görüşlerimiz ve bakışımız bizim evrenimize ve nazarımızın, aklımızın ulaşabildiği yere kadardır. Bunda yüzde yüz bir objektiflikten söz edilemez. Diğer taraftan bugün de yargılarımızla yaşamıyor muyuz? Yargılarımız, kanaatlerimiz yüzde yüz bilgiye vukufiyetle mi elde ediliyor, yoksa bildiğimiz kırıntılar üzerinden mi yargıda bulunuyoruz. Tanıştığımız bir kişiyle birkaç dakikalık görüşmeyle onun hakkında yargıda bulunabiliyoruz. Bu da büyük ölçüde öznel bir yargıdır. İnsan zanda bulunan bir varlıktır. Tarihçi, bunu imkânlar ölçüsünde aşmaya çalışan biridir.
Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihini yazarken Osmanlı kaynaklarına başvurmamızdan ötürü özür dileyecek değiliz.
Bana göre ciddi bir tarihçi için en büyük tehlike, sizin deyiminizle herhangi bir hükümdarı kendisine en yakın hissetmesi meselesidir. Böyle bir tercihim olamaz, yalnız olgulara bakarak, tarihi gelişme çizgisi içinde onları değerlendirirken yapılanlar ve bunlarda kendisinin ne ölçüde etkili olduğu noktası öne çıkar. O kadar.