İnsanların çoğu günün en güzel saatlerini, ne yazık ki çoğun, ıvır-zıvırla, dedikoduyla, tembellik, çamur atma, öfke, küskünlük, kıskançlık ve benzeri şeylerle öldürüyorlar. Sonra da kalkmışlar yaşıyoruz diyorlar.
- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Şu üzülmesin, bu üzülmesin diye düşünüp onlar gibi bencil olamadığımız için bu haldeyiz işte.
Film seyrederken, yaşamdakinden çok daha fazlasını paylaşırız: Bir serseriyi, bir berduşu, bir Şarlo-Chaplin'i severiz. Ama sinema çıkışında, dışarıda karşılaştıklarımızın yüzüne bakmayız ve pis koktuklarını düşünürüz.
Üç ihaneti yaşıyoruz. Bir, kemalistlerin kemalizme ihanetidir. İki, müslümanların islama ihanet tarihindeyiz. Üç, meslek ve/veya kariyer sahiplerinin mesleklerine ihanetini görüyoruz.
Elbiselerin kibir kokulu, kalbinin içi fesat dolu... Fikir - zikir aynı ânda bitirir okulu. Fark edilmez sandığın komik iblis oyunu, ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu!...
İnsanlar sizden eleştiri isteyebilirler, ama gerçekte iltifat bekliyorlardır.
Hayvanlar hepsi kendi aleminde öylesine huzur içinde hallerinden sızlanmazlar, kan ter dökmemekteler, karanlıkta gözleri açık uzanmıyorlar ve ağlamıyorlar. Ah siz yüreğinde karanlık bir noktası olmayan ve kafası hiç karışmayan insanlar, çelişkisiz ve gölgesiz hayatlarınızla ne kadar sıkıcı ve ne kadar ‘az’sınız.
Ne yaparsan yap, iyi ya da kötü, insanların her zaman söyleyecek olumsuz bir şeyleri olacak.
Kimileri "ne çok kendinlesin, kendine acıyorsunu" çarptılar suratıma. Eğlendirici değilsem, kapkaranlığıma dayanamıyorlar. Verdiğim zekat yetmiyor mu? Söz bıçkınlığım? Alsanıza acımı siz de dev dalgalar biraz koynunuza? Soğuksunuz. Buzsunuz, benden beter!
Mutluluk, bilinç susuncaya değin, belleğinden avuntu çıkarabilenlere özgü olsa gerek.
Her insana şu öğütlerde bulunuyorum. Çalışmak için zaman ayırın. Çalışmak, muvaffakiyetin bedelidir. Düşünmek için zaman ayırın. Bu, kudret ve kuvvetin kaynağıdır. Eğlenmek için zaman ayırın. Bu, genç kalmanın sırrıdır. Okumak için zaman ayırın. Okumak, bilginin temelidir. İbadet için zaman ayırın. Bu yücelmenin yolu, gözlerden ve ruhtan dünyevi kir ve tozların yıkanmasıdır. Başkalarına yardım için zaman ayırın. Bu, saadetin kaynağıdır. Sevmek için zaman ayırın. Bu, hayatın kutsallıklarından biridir. Hayal için zaman ayırın. Bu, ruhu yıldızlara eriştirir. Gülmek için zaman ayırın. Gülmek, hayatın yükünü hafifletir. Plan için zaman ayırın. Bu, diğerlerini yapabilmek için lüzumlu zamana sahip olmanın sırrıdır.
Başkalarının benimle olan münasebetlerinde dikkat ettiğim noktalardan birisi, zamanı nasıl kullandıklarıdır. İş hayatında olsun, özel hayatta olsun, randevusuna riayet etmeyene kötü puan veririm. İlk gidişimde Amerika'da geçirdiğim sekiz hafta boyunca en çok gözüme çarpan hususiyetlerden biri Amerikalıların randevu konusunda çok hassas hareket etmeleriydi. Saatlerin değil, dakikaların ne kadar önemli olduğunu, çalışma hayatında en affedilmeyen kusurların başında zaman israfının geldiğini orada gözlerimle gördüm.