Hücrem günlerden beri buz gibi... Dışarıda kış havası var. Diğer tutukluların hücreleri ise aşırı derecede ısıtılıyor. Cumartesi öğlen soğuk yemek verdiler, çay bile ılıktı. Çay o kadar ilâçlıydı ki içemedim. Doktora başka çay getirilmesini söyledim ama getirmediler. Dün gece yine soğuk yemek verdiler. Diğerlerine sıcak kahve verdikleri halde bana çay bile vermediler. Yirmi dört saat yiyecek hiçbir şey vermediler.
- Henüz kategori yok.
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Hapishanelerimizin tarihi, bir açıdan mizahımızın tarihidir. Ve mizah en barışçıl silahımızdır.
Türkiye'de sistem her devirde kapitalizm. Bundan şikayetçi bir halk da yok, bunu değiştirmeye gücü yetecek parti de yok. Bunu eleştirecek bir entelektüel de yok, işe buradan başlamak gerektiğini düşünen bile yok. Herkes paraya fit oldu.
En zor hapishane, insanın kafasında yarattığı hapishanedir ve ilk fırsatta yıkılmalıdır, hayatı daha iyi kavrayabilmek için.
Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki, ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.
Doğaya dönüp hayvanlarla birlikte yaşayabileceğimi sanıyorum. Onlar hallerinden hiç şikayet etmiyorlar. Hepsi hayatından memnun.
Açıktır ki başka türlü ilerleyemediklerinde silahlarına, göz yaşartıcı bombaya, el bombasına sarılacaklardır.
Ve tabii ki,
hapishaneler siyasal tutsaklar için ağırlaştırılacak.
Hiçbir şey söylemiyor, ama elinde öğlen yemeği için getirdiği bir tabak var. Masanın üzerine bırakıp gidiyor. Kilitliyor. Yeniden sessizlik.
Ah, işte hafif bir hışırtı: Kapı açılıyor, bir gardiyan görünüyor. Ve bana sanki saydammışım ve burada yokmuşum gibi bakıyor.
Silahlanmayan ölür, ölmeyenlerse canlı canlı cezaevlerine, ıslahevlerine, toplu konutların kasvetli betonlarına gömülür.
Beni bu akvaryuma kapatmanızın tek nedeni var… Hayır, sizin yaşamınızı onaylamıyorum.
'Tabii, kızıyorum. Çok, çok kızgın ve öfkeliyim. Yapmadığım bir şey için kilitlenmeyi sevmiyorum ve özgürlüğümün götürülmesini sevmiyorum ve hayvan gibi davranılmayı sevmiyorum ve insanların etrafta dolaşıp arzu dolu gözlerle bakmasını sevmiyorum sanki bir çeşit tuhaf gibiyim, çünkü değilim.
İnsan kendi hapishanesinde tutuklu bir varlıktır ve bu tutukluluğunu her yere beraberinde taşır. Kaçamaması bu yüzdendir işte.