Hindistan’da insanların film seyretme şekli çok ilginç.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Peru gibi tutarlı ülke görmedim, madenleri, toprağın, göğün ve insanların yüzleri hep bakır rengidir.
Hindistan derin, İran köklü, Norveç sessiz, Japonya tek tip, Hollanda çalışkan, Avustralya psikopat, Çekya oyuncak, İtalya artist, Yunanistan şımarık, Almanya sağlam ülke, Türkiye ise enerjisi meçhul mucize bir makine...
Emosyon konusunda en yanıltıcı kişiler Hintlerdir. Sanki orada herkesin sadece kendine yönelik bir dili var.
Filmdeki kötü adamlar kobra yılanı gibidirler. İzlerler, izlerler, izlerler. Sonra da sokarlar.
Onun da galiba böyle bir derdi yok. Yaptığımız işin niteliği baştan seyirciyi sınırlıyor. Yarısı karanlıkta yarısı morgda geçen bir film üzerine kafa yoruyorsanız, sınır bellidir. Buna baştan razı olarak işe girdik. Seyirci zorlansın, kendi bulsun istiyoruz. Seyircinin beğenisine esir olma tuzağına hiç düşmedik. Cannes film festivalinde de gündeme geldi. Karanlıkta geçiyor, kadın yok. Ama her ne olursa olsun kendi sanat anlayışından taviz vermemek gerek.
Medeniyetten uzak yaşayan insanları gördükçe insanın doğasına dair daha iyi düşünme fırsatım oldu ve sözde medeni insanlarla sözde yabani insanlar arasındaki temel farkların kaybolup gittiğini gördüm.
Şarktaki gibi her sokağın ötesinde bir başka cemaat, her kapının arkasında başka dil, her semtte ayrı bir din gibi şeyler görünmez batı Avrupa'da... Bu muhtelif kavimlerin birlikte yaşama meselesi Akdeniz Orta Doğu toplumlarına hastır. Hindistan alt kıtasına hastır.
Coğrafyayla kimlik edinilmez. Mesela Fransa memleketin adıdır. Hiç kimseye Fransa'dan türeme bir isim verilmez. Bizim adımızın da Türkiye'den mülhem olması şart değil. Türkiye bir memleketin adıdır. "Türklerin ülkesi" demektir. Eskiden Türkmen de denildiği için Anadolu'ya "Türkmenya", "Turkia" veya "Türkmeniya" diye 12. asrın İtalyanları ad koymuştur. Bu coğrafyadaki etnik grupların kendi kimliklerini, dillerini, kültürlerini yaşatmak haklarıdır. Tabii bunu yapmak için de bilhassa onların münevverlerinin çok gayretli ve çalışkan olmaları gerekir. Önemli olan bu değil. Mühim mesele herkes kendi kimliğine sahip olur, kendi adını söyler, kendi dilini öğrenir, kendi kültürüne sahip olmaya çalışır. Fakat siz kalkıp da bu yüzden öbürünün kimliğini kaldırmasını isteyemezsiniz. Bu gülünç olur, mantık dışıdır bir kere.
Benim sermayem çift el artı çift göz... Karamsardan varan harbi doğru söz, acılarımsa köz.
Yarışlarım varışlara, demek bu rap varoşlara; küfür eşittir hür kültür, tenhâlarda dönüşür haykırışlara...
Sanırım, bu breakdance olaylarını ilk önce Jackie Chan yapmış. Ben filmlerini izliyorum da, yani bu breakdance hareketlerinin hepsi Kung Fu'da var.