Her hastalığı yapan bir kurttur. Yazık ki onu görecek elimizde âlet yoktur. (Mikroskop)
- Henüz kategori yok.
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Eğer çürümüş fermantasyonun sırlarını öğrenmeyecekseniz,fizikçi olmayı hak etmiyorsunuz demektir.
Dünyanın aşırı farkında olmak bilim adamı, kendinin aşırı farkında olmaksa hasta yapar.
Kısacası bilimsel araştırmalarda başarılı olabilmek için, sorunları doğru olarak görmek gerekir.
Dünyanın, insanlığın ve kalkınmanın sürdürülebilir olması için bilim şarttır. Bilim ve araştırma olmadan bunu sağlayamayız.
Şüphecilik bilgi arayışı için esastır, çünkü gerçek araştırmanın kök salması şaşkınlığın tohumudur.
İnsanı anlamanın yolu tıp biliminden geçer; insan vücudundaki doğa güçlerini öğrenen bir doktor, bunları makrokosmosta yani doğada yeniden bulacaktır; bu şekilde doğayı insana yararlı ve zararlı öğeleriyle tanımış olacaktır.
Araştırma, o kadar anlamlı ve değerli ki, varsayımları sonuna kadar saklayamaya istekliyim. Belki Tanrı’yı bulurum. Belki de bilimin benim için uygun olmadığını bulurum. Belki bir dağın tepesinde oturur ve meditasyon yaparım. Yolculuk etmek gene de buna değer.
Aslında aklın sınırlarını zorlayan bilimsel gelişmeler ölüleri diriltecek boyutlara ulaşmış durumda. Mesela kalbi duran bir hastanın öldükten sonra kalbine pil takılıp yaşatılmasını hiç garipsemiyoruz. Yumurtalıklarını donduran bir kadın, artık çocuk sahibi olabilme sınırını çoktan aştığı halde bebeği olabiliyor. Çaresi olmayan bir hastalıktan ölmek üzere olan bir adam bedenini dondurup 20-30 sene sonra hastalığın ilacı bulununcaya kadar tekrar hayata dönmek üzere süresiz bir uykuya yatabiliyor. (Kimbilir, belki de 'Yedi uyuyanlar' efsanesi, böyle bir teknolojinin ürünüdür.)
Herkes bilmeli ki, çoğu kanser araştırmasının büyük ölçüde bir sahtekârlık olduğunu ve büyük kanser araştırma kuruluşlarının, onları destekleyen insanlara karşı görevlerinde bulunmadıklarını bilmeleri gerekiyor.
Mutlak koruma öldürücüdür. Tıp bunu anlamıyor. Oysa kanser ve AIDS gibi hastalıklar mutlak korunma önlemleri ve tıbbın zaferinden doğan hastalıklardır.
Yakın tarihimiz boyunca insanların ölümüne yol açmış başlıca hastalıklar -çiçek hastalığı, grip, verem, sıtma, veba, kızamık ve kolera-, hayvan hastalıklarının evrimleşmiş halidir.
Avrupalıların öteki kıtalara götürdükleri bu armağan olmasaydı -Avrasyalıların evcil hayvanlarla nicedir birlikte yaşaması sonucu evrimleşmiş mikroplar- bunların (Amerika'nın ele geçirilmesi, Amerikan yerlilerinin öldürülmesi vs.) hiçbiri olmayabilirdi.
Eski savaşların galipleri her zaman en iyi komutanlara ve silahlara sahip olan ordular değil, çoğu kez yalnızca düşmanlarına bulaştıracak en berbat mikropları taşıyanlardı.
Her şeyi bildiğini düşünen bu insanlar, bizler (araştıranlar) için büyük bir baş belâsıdır.
Bilimsel çalışmalarda insanı en çok heyecanlandıran şey, ‘Buldum, buldum’ cümlesi değil, ‘Allah Allah, burada çok saçma (komik, tuhaf vs.) bir şey görüyorum’ cümlesidir.
Keşif araştırması gerçekten sisin içinde çalışmak gibidir. Nereye gittiğini bilmiyorsun. Sadece el yordamıyla. Sonra insanlar daha sonra öğrenir ve ne kadar basit olduğunu düşünür.