Hayvanların ayrıca kendi kültürleri var, başka hayvanlara karşı kasıtlı kötülükler yapabiliyor ya da şefkat gösterebiliyorlar. Aldatıyor, sataşıyor, rol yapıyor, keyifleniyor; yas tutmak, memnuniyet, kıskançlık, neşe ve utanç gibi birçok duyguyu ifade edebiliyorlar.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bir hastalığı tedavi ettiğinde, kazanabilir ya da kaybedebilirsin. Ama bir insanı tedavi ettiğinde, sana garanti veriyorum, sonuç ne olursa olsun kazanacaksın.
Başkalarının duygularını paylaşın. Birbirinizi kardeşçe sevin. Şefkatli ve alçak gönüllü olun.
Herhangi bir noktada suçlanabileceğini düşünmesi durumunda duygularımı dikkate alması gerekir mi.
Paylaşılan bir dil eksikken, duygular belki de en etkili türler arası iletişim aracıdır. Duygularımızı paylaşabiliriz, duyguların dilini anlayabiliriz ve bu yüzden başka birçok varlıkla derin ve kalıcı sosyal bağlar oluştururuz. Duygular, bağlanan tutkaldır.
Merhamet şefkati besler ve sevecen hayvanlara ve sevecenliklere, merhamete ve insanlara bakmaya bulaşır. Merhamet şemsiyesi, özgürce ve geniş çapta paylaşmak için çok önemlidir.
Başkalarına kendimizden söz etmek gayet doğaldır; başkalarının kendileri hakkında söylediği şeyleri, onların kast ettiği biçimde anlamaksa bir kültür meselesidir.
Sevmeyen bir adam ne başkasının aşkının büyüklüğünü, ne kıskançlığının gücünü, ne de içinde gizlenen tehlikeyi anlayabilir.
İnsan duygularının en yüce olanı şefkattir; saygıyı, gerçekliği ve aydınlığı getirir insana. Anlamak, gerçeğe ulaşmak, yani sevmektir; sevmek demek, tanımak ve anlamaktır.
Bugün en mühim olan, başka halkları anlamaktır. Ve bu sadece onların müziklerini değil, felsefelerini, tutumlarını, davranışlarını da. Ancak böylece milletler aralarında anlaşabilir.
Empatinin beynin sıçanlarla paylaştığımız kadar eski bölümlerinde bulunuyor olma ihtimali, politikacılarla bu zavallı, değeri bilinmemiş canlıları karşılaştıranları durup düşündürmeli.
Ben hastabakıcı olmak istiyorum, kimsesi olmayan insanların kimsesi olmak istiyorum.
Hayvan sömürüsü ve hayvanların öldürülmesi insanların kitlesel olarak öldürülmesi için bir emsâl oluşturuyor, ve bunu daha mümkün kılıyor; çünkü bizi bizden farklı olan ötekilere empati, şefkat ve hürmetle yaklaşmamaya şartlandırıyor.
Sözlerimin yalnız sözlükteki anlamını değil, içindeki duyguları da anlayabilseydi, bana acıyacağını sanıyorum.
Kediler, o özlem duyduğumuz şefkat hissini yaşamamıza izin veren hayvanlar. Çok sempatik, yumuşak ve sevgi dolu bir hayvan. Benim tamamıyla, uzman olmayarak, düşündüğüm bir şey ama özellikle erkeklerin, o şefkati kedilerden görmeleri durumu buna bağlıyorum. Kedilere bakan kişinin, bir işe yarayabilme ihtiyacı da var.
Coğrafyayla kimlik edinilmez. Mesela Fransa memleketin adıdır. Hiç kimseye Fransa'dan türeme bir isim verilmez. Bizim adımızın da Türkiye'den mülhem olması şart değil. Türkiye bir memleketin adıdır. "Türklerin ülkesi" demektir. Eskiden Türkmen de denildiği için Anadolu'ya "Türkmenya", "Turkia" veya "Türkmeniya" diye 12. asrın İtalyanları ad koymuştur. Bu coğrafyadaki etnik grupların kendi kimliklerini, dillerini, kültürlerini yaşatmak haklarıdır. Tabii bunu yapmak için de bilhassa onların münevverlerinin çok gayretli ve çalışkan olmaları gerekir. Önemli olan bu değil. Mühim mesele herkes kendi kimliğine sahip olur, kendi adını söyler, kendi dilini öğrenir, kendi kültürüne sahip olmaya çalışır. Fakat siz kalkıp da bu yüzden öbürünün kimliğini kaldırmasını isteyemezsiniz. Bu gülünç olur, mantık dışıdır bir kere.
Yarısı zakkum, yarısı gülüm. Kendimi bulmam için bir rehber gördüm. Yalnız, dilsizdi ve sen onu gâayet hor gördün. Bir öğün için 10 ekmek kendine böldün, ben güldüm.