Hayvanları birbirinden kopuk türlere ayırmayı seçenler bizleriz. Aslında sadece kuyruksuz maymunlar değiliz, aynı zamanda Afrikalı kuyruksuz maymunlarız.
- Henüz kategori yok.
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Biz türlerin oluşumuna ilişkin, doğruluğu olgusal olarak yoklanabilir bir açıklama arayışı içindeydik. Aradığımızı Türlerin Kökeni'nde bulduk.
Yeryüzünde biyolojik temelli belirgin, psikolojik temelli belirsiz bir adalet vardır, ikisini de hissedemiyorsan sosyal temelli bir adaleti gözeterek davran.
Üyeleri birbirini yaralamadan savaşan türler ortaklık içgüdüsüne sahiptirler ve her biri karşıdakini kendi parçası kabul eder.
Tek bir hücre bir canlının yaptığı her şeyi yapar, beslenir, boşalır, sindirir, büyür, ürer, ölür...
Rahim içi dönem filogenetik evrimin, bebeklikle çocukluk dönemiyse kültürel evrimin tekrarıdır.
Nasıl kan şekeriyle açlık, ozmolaliteyle susuzluk, hormon düzeyiyle cinsellik arasında doğrudan bağ varsa, endorfinle ağrı eşiği ve sabır arasında, zayıf kalp kapaklarıyla korku ve panik arasında, derinin elektriği yavaş iletmesiyle dokun(ul)mayı sevme ve sosyallik arasında da benzer bir bağ vardır.
Nesnelerin aslı öyle değildir, sese ve renge çevirmek, onları anlamak için bizim yaptığımız işlemdir, her canlı öyle yapmak zorunda değil, nesneyi elektromanyetik radyasyona çevirerek "gören" yılan var mesela.
Metabolizması hızlı olanlar acımasız ve/veya saldırgandır, yiyecek bulmak peşinde her biri saldırmaya alışmıştır çünkü.
Kadınlar ilk doğumda tecrübe ettikleri halde, acı içinde kalma pahasına neden sonraki çocuklarını doğurur? Çünkü annelik hormonu oksitosin, ilk doğum sırasında beynin kayıt yapmasını engeller.
İçilen sıvının, bedenin her köşesine dağılıp sonunda idrara gitmesi; canlıda olağanüstü bir toplama sistemi olduğunu gösterir.
İnsanın hayatı üzerinde kendisinin olduğu kadar eski kuşaklarının da bir yürüyüşü vardır; onların ve kendisinin biriktirip de yapmadığı mutasyonlar yaşlılıkta peş peşe gelir çünkü, 40 yaşına kadar 660 defa bölünüp de başına pek bir şey gelmeyen spermatogoidin sonraki birkaç yüz bölünmesinde diz boyu saçmalıkları olur, bu nedenle yaşlı erkek çocuğu ya biraz şehla ya biraz obur ya biraz mecnundur.
İnsani sosyal ortam insan biyolojisinin kendine uygun psikolojiyi aramasına izin veren ortamdır, zengin sosyal ortamsa o psikolojinin bulunduğu ortamdır.
Her türün üyeleri aynı canlının uzuvları gibi hareket ediyorsa eğer, tek tek her canlı için en önemli beceri diğer üyelerle eşgüdüm sağlamak olmalıdır.
Devekuşları bir erkeğin yuvasına yumurta bırakır ama onu başka erkek döller, babalık yapan herkes baba değildir