Ermeni Soykırımı, pek çok kişinin Holokost'un bir 'oyun girişimi' olarak kabul ettiği kanlı 20. yüzyılda erken dönem kitlesel soykırımın bir örneği olması da dahil olmak üzere birçok açıdan dikkate değerdir.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Yahudi Soykırımı ve Ermeni Soykırım İddiaları arasında benzerlik bulma çabalarını tasvip etmiyoruz. Yahudi Soykırımına benzer bir şey olmadı. Ermenilerin yaşadıkları bir trajediydi ama soykırım değildi [...] İsrail Ermeni konusunda tarihi ya da felsefi bir pozisyon almamalıdır. Eğer bir pozisyon almamız gerekiyorsa tarihi gerçekleri bozmamak üzere dikkat etmeliyiz.
Ermeni Soykırımı’nı, Nasturilerin, Ezidilerin başına geleni konuşmayacaksak, geçmişle yüzleşemeyiz. Bu gerçekleşmezse Kürt sorunu da çözülemez. O zaman, TC ile Kürtler arasında diğer halkların kanı üzerine kurulmuş kaypak bir uzlaşma oluyor demektir.
İlk duygum, ‘isyan’dı. Bize yalan söylendiğini öğrendiğimde, tarihin beni de bu kadar ilgilendiren bir dilimine ilişkin gerçeklerin bizden saklandığı için kuvvetli bir öfke ve yalanlar karşısında isyan. Sokaga çıkıp ‘bize yalan söylüyorlar’ diye bas bas bağırmak istedim.
Yüzyılın ilk yarısında bir Yahudi devleti olsaydı Holokost olmazdı. Ve eğer Holokost'tan sonra bir Yahudi devleti kurulmasaydı, Yahudilerin geleceği de olmayacaktı. İsrail Devleti yalnızca bin yıllık Yahudilerin kurtuluş umutları değildir; aynı zamanda Yahudilerin hayatta kalmasını sağlayacak tek araçtır.
Hitler Yahudileri yok etmek değil sürgün etmek istemişti. Filistin Müftüsü Hacı Emin Hüseyni Berlin'e giderek ona, 'Yahudileri sürgün edersen hepsi buraya (Filistin'e) gelir' dedi. Hitler, 'Peki ne yapayım onlara?' diye sordu. Hüseyni 'Onları yak' dedi.
Küresel antisemitizmin yenilendiği ve yayıldığı gerçektir. Eğer antisemitizmin II. Dünya Savaşı ve Holokost’tan sonra bittiği düşünüldüyse bile, şimdi bunun sadece bir mola olduğu aşikardır.
Ocak 1993, Uğur Mumcu öldürüldü. Şubat 1993, Jamdarma Umum Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, düştü. Nisan 1993, Cumhurbaşkanı Özal ansızın, mossad'ı çağrıştıran bir sürpriz ile ölüverdi. Anap'ın fiili sonudur. Temmuz 1993, Sivas'ta 38 Türk aydını yakıldılar.
Selanik'in, Türkiye Solu ve Aydın Hareketi üzerindeki rolü yeterli ölçüde incelenmiştir, fazla da bulabiliriz. Fakat, Selanik'in, islamist hareket ve özellikle tarikatler içindeki rolü hep ihmal edilmiştir, şimdi buradayız.
Sovyetler Birliği'nin, İkinci Dünya Savaşı sonunda ülkemizden toprak ve üs istediği, Amerikan arşivlerini kullanarak kanıtladığım ve başında ve işine gelinceye kadar Washington'un bile kabul etmekte güçlük çektiği bir yalandır.
Hapishanelerimizin tarihi, bir açıdan mizahımızın tarihidir. Ve mizah en barışçıl silahımızdır.
XIX. Yüzyılın başından beri bu topraklarda, kanlı iç çatışmaların bir Yahudi-Hıristiyan boyutu olmalıdır. Bedirhan'ın Süryani katliamına, Ermeni Tehciri'ne ve 6-7 Eylül'e bir de bu açıdan bakmak zorundayız.
Tarih, hep yönetmek ile ilgilidir ve bu açıdan görüldüğünde, Braudel de dahil, 'yeni tarih', hiç tarih değildir.