Beni terk edenlerin hepsi kapı oldu. Çünkü sırtlarını bile görmeye vaktim olmadı. Kapıyı çekip çıktılar ve ben daha ne olduğunu anlayamadan kapıya dönüştüler.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Vardım ki yurdundan ayak götürmüş Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş Sakiler meclisten çekmiş ayağı Hangi bağda bulsam ben o marali Hangi yerde görsem çeşm-i gazali Avcılardan kaçmış ceylan misali Geçmiş dağdan dağa yoktur durağı Laleyi sünbülü gülü har olmuş Zevk u şevk ehlini ah ü zar almış Süleyman tahtını sanki mar almış Gama tebdil olmuş ülfetin çağı Zihni dehr elinden her dem gam ağlar Vardım ki bağ, ağlar bağban ağlar Sümbüller perişan güller kan ağlar Şeyda bülbül terk edeli bu bağı
Ağaç hiçbir zaman çiçeğini bırakıp gitmez; ağacı bırakıp giden her zaman çiçektir.
Benimle beraber yola çıkanlar, kendi görüş ufuklarının sonuna gelince, beni birer birer bıraktılar
Ne gariptir şu ayrılık günleri... Bir dosttan da, düşmandan da ayrılsan; nedense bir tuhaf oluyor insan...
Kişinin kendi yalnızlığını duyması, kendini aşağı gördüğü anlamına gelmez; olsa olsa, kendi varlığını ötekilerden ayrı gördüğü şeklinde yorumlanabilir.
İnsanları alabildiğine sevmeyi Bırakmazlar yanına. Böyle çekersin cezasını Üç duvar bir kapı arasında ; Onlardan ayrı Böyle onlardan uzak.
Anlaşılan çocuklarla fincan takımları arasında pek fark yoktu. Kırıla kırıla bir tek kaldıkları gibi işe yaramaz oluyorlar, bir köşeye atılıyorlardı.
Ağlasam sesimi duyar mısınız? Mısralarımda; Dokunabilir misiniz? Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epiyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
Anahtarınla sessizce girersin eve... Ev karanlıktır... Sonra onu duyarsın... İçerideki odada bu şarkıyı mırıldanmaktadır... (Famous Blue Raincoat) işte o an aynı sessizlikte çık evden, çünkü terk edileceksin...
Sağanaklarda delice dans eden, boyuna uçuşmaktan sarhoş olan sığırcık kuşları gibi özgür, yapayalnızdım.
Ağaçlar insanlar gibidir ve birbirlerinin dostluğundan keyif alırlar. Yalnızca birkaçı sever yalnızlığı.