1. Dünya Savaşı sonrasında Avrupa, gittikçe, küresel güç siyasetinin öznesi olmak yerine nesnesi olacaktır.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bir şey açık. Türkiye'nin bu bölgede oynadığı rol birçok yönden yıkıcı ve Avrupa'nın, komşularının güvenliğini de etkiliyor. En nihayetinde ise kendi halkını etkiler.
Sizin Afrika haritanız gerçekten çok güzel. Fakat benim Afrika haritam biraz farklı. Burası Rusya, ve burası... Burası Fransa ve biz tam ortadayız - işte benim Afrika haritam.
Sovyetler Birliği'nin çözülmesi ise Kürdoloji'de bir boşluk yaratmıştır. Amerika'nın burada bir boşluk bırakmamak için hızla harekete geçtiğini görüyoruz.
19. ve 20. yüzyıllarda Japon dediğiniz, Avrupalıya benzemek için önce gözünü ameliyat ettirerek işe başlamıştır. Bu ameliyatlar halen devam ediyor. İranlı hanımlar arasında da burun ameliyatı yaygın, bizde de sarışınlık...
İkinci Cihan Harbi (2. Dünya Savaşı) nasıl Avrupa'nın bilmem neresinden çıktı da 6 sene bizim memlekete de türlü ıztıraplar verdiyse, şayet çıkacaksa Üçüncü Cihan Harbi de öyle çıkabilir. Görüyorsunuz, size her ihtimali açık söylüyorum. Fakat bu ihtimal kuvvetli midir? Kuvvetli olmaması lâzımdır.
Orta-Doğu ve Balkanları Avrupa ve Amerika’nın tasallutundan kurtarma yükü Osmanlı Devleti’nin omuzlarındaydı. Önceleri bölgede bir Pax-Ottomana ihdas etmiş bulunan Osmanlıların omuzları zamanla bu yükü kaldıracak güçten mahrum kaldı. Daha doğrusu Avrupa ve Amerika’nın güçlü oldukları alanla Osmanlıların güçlü olduğu alan birbirinden farklıydı. Güçler arasında mahiyet farkı vardı. Kapitalizmin dünyaya sunduğu ölçüler bakımından Osmanlı Devleti dünyanın en güçsüz devletiydi. Bu güçsüzlüğün kaçınılmaz sonucudur ki Osmanlılar tarihten silindi, gitti. Fakat Osmanlı devletinin hayat kaynağı sarih bir biçimde anti-kapitalist olan tarih yükü Türkiye’ye kaldı. Türkiye’nin etrafındaki ülkeler bu yükten muaf oldukları için her aşamada Avrupa ve Amerika oralara musallat oluyor. Karışıklıkların sebebi bu. Türkiye başından tarih yükünü atmaya kalkışamıyor. Sakin kalışının sebebi bu.
Geçmişte Yahudilere dönük olarak ortaya koydukları zalimane yaklaşımları, bugün Müslümanlara dönük olarak ortaya koymak için pusuda bekliyorlar. Dolayısıyla Avrupa'da Müslümanların, Yahudilerin, göçmenler üzerine çalışan kuruluşların hepsinin topyekun güç birliği içerisinde, bu aşırı sağcılığa bu Nazi anlayışına karşı mücadele etmesi gerekir. Şimdi ise Müslüman düşmanlığı, Türkiye düşmanlığı ile öne çıkmış bir şahsın böyle bir kuruluşun başına gelmesi doğrusunu söylemek gerekirse Avrupa'da aşırı sağcılara karşı verilecek bu mücadelenin inandırıcılığını azaltacaktır. Bu, herkesin beraberce topyekun bir şekilde ortaya koyması gereken bir mücadele.
Amerikalılar yaklaşık yüzyıl, Avrupalılar üç yüzyıl dünyanın ekseni oldular ama insanlığa insanca yaşanabilecek bir dünya armağan edemediler. Tam tersine, dünya üzerindeki hegemonyaları güce, maddî atılımlara yani niceliğe dayandığı için insanlığı manevī bir bunalımın, güçlü olanın haklı olarak görüldüğü bir niteliksel bir çürümenin, eşliğine fırlattılar; sözün özü, dünyayı cehenneme çevirmekten başka bir şey yapamadılar.
Bütün illerimizde 1443 deprem istasyonumuz var. Avrupa'da istasyon sayısı bakımından 2'nci sıradayız. Çok aktif şekilde ölçümlemeleri yapıyoruz. Bizim deprem takip yerimiz var. Orada da arkadaşlarımız 7 gün 24 saat çalışma ve çözümlemeler yapıyor. Anlık olarak herkesi bilgilendirmeye çalışıyoruz.
Rusya'nın Ukrayna'ya saldırmasıyla birlikte Avrupa'nın Ukrayna'dan kaçanlara kapılarını sonuna kadar açmasıyla, başta Suriye olmak üzere savaş çıkmasına sebep olduğu bölgelerden kaçan mültecilere kapılarını sıkı sıkı kapatması konuşuluyor. Ukrayna'dan gelenlere kapılarını açmalarını, "Onlar sarışın ve mavi gözlü" diyerek savunuyorlar. Ukraynalılarla birlikte savaştan kaçıp Avrupa kapısına dayanan 'esmer, kara, zenciler' ise kapıdan içeriye alınmıyorlar.
Avrupa'nın tek yapması gereken kendi görkemi, sadakati ve değerleri içerisinde yerinden kalkmak ve ayakta durmaktır ve eski ya da yeni, Nazi veya komünist olsun, zulmün tüm biçimlerine zapt edilemez ve eğer zamanı gelince ileri sürülürse bir daha hiçbir zaman meydan okunamayacak güçlerle göğüs germektir.
Batılıların temel motivasyonu insan hakları ve özgürlükçü düşüncelerdir. Nokta. Bu Avrupalılar için yüzde yüz böyledir, Amerika için de varsayılan pozisyondur.
Hepimiz Bizans’ın çocuklarıyız. Avrupa’nın temel şartlarına uymuş olan bir Türkiye güçlü bir Avrupa için olağanüstü bir şanstır.
Teröristlerin orada (Suriye) bir sözde “devletçik” kurmasına ve bunun sonucunda terörist militanların eski Sovyet cumhuriyetlerine akın etmesine; oradan da Rusya topraklarına girmesine izin veremezdik.
Kimyasal silahlar üretip insanlar üstünde gizlice deniyorlar. Bunların ulu bir amaç uğruna olduğunu iddia ediyorlar. Şimdi Ukrayna'dan tahıl alıyorlar. Peki bu tahıllar nereye gidiyor? Bu tahılların yoksul ülkelere gitmesi gerekiyordu. Ancak neredeyse hepsi Avrupa'ya gitti. Sadece yüzde 5'i yoksul ülkelere gitti.