Koşullandığımız şey, yaşamak için iş lazım, yaşamak için para lazım, yaşamak için artık para lazım değil, yaşamak için bize doğal olarak gereken şey, temiz hava, su, bizi temel ihtiyaçlarımızı karşılıyabilmemiz yaşatacak.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Toplumsal Felsefe
İnsanlığın büyük yıkımlarından sonra; bilgi-gerçeklik önemini kaybeder; "inanma" ihtiyacı dışa vurur. Bu dönemde dogmatizm, akıldışılık her alana sirayet eder; iradesi zayıf olanlar yaşarken çürür. Böyle dönemlerde sadece insanın ruhundaki soyluluğu onun düşmesini önler.
Bilgi olmadan emek verimsizdir; başkaları mutsuzken biz de mutlu olamayız. Aydınlığa kavuşalım ve varlıklı olalım. Mutlu olalım ve birbirimizin kardeşi olalım. Ve işler yürüyecek. Yaşayan görecek.
Yoksuluz biz, ama emekçiyiz, güçlü kollarımız var. Cahiliz, karanlıklar içindeyiz, ama aptal değiliz ve aydınlık istiyoruz. Okuyup öğreneceğiz ve bilgi bizi kurtaracak.
Yaşam yoksa var etmek gerekir onu. İnsancılığın başlıca temelidir bu. İnsana saygısızlık, bu temele boş vermekten kaynaklanır: “Nasıl olsa ölecek değil miydi?” Celladın sözüdür bu. “Var mıyım, yok muyum?” sorusu yalnız doğaya değil topluma da başkaldırmayı simgeler. Barışseverlik; savaştır, korkaklık değildir.
Tek bir insanın tek bir yanlışlığının bedelini insanlık varolduğu sürece ödemektedir.
Eğer koşullar insanı biçimlendiriyorsa,bu koşulları insanca biçimlendirmek gerekir.
Kendi refahımızı, herkesin refahının güvence altına alınmasının dışında bir yolla güvence altına alamayız. Kendinizin mutlu olmasını diliyorsanız, başkalarının da mutlu olmasına rıza göstermek zorundasınız.
Dünyanın açık kalplere ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz.