Günümüzde okul sistemi tarih boyunca güçlü kiliseler için geçerli olan üç işlevi yerine getirmektedir.
- Henüz kategori yok.
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Eğitim Eleştirisi
Okul, onlara öğretim yardımcıları etiketini ekleyerek işleri günlük kullanımdan uzaklaştırır.
Özgür bir toplumun, modern bir okulda oluşturulabileceği görüşü paradoksal bir iddiadır.
Okul, işte öyle bir yerdir. Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okulda öğrenilemeyeceği gerçeğidir.
Okul adama hiçbir şey öğretmez. Anca tembellik öğretir. Öyleyse ayrıl oradan da herkesle birlikte hayatın tavasına gir, piş.
Neden toplum her yaştan yetişkinin eğitiminden değil de sadece çocukların eğitiminden kendisini sorumlu hissediyor?
Ne öğretmemiz ve nasıl öğretmemiz gerektiğini eğitimciler söylüyor. Bir yerde hata mı yapıyoruz. Yoksa öğrettiklerimiz mi yanlış, yoksa eğitim bilimciler politikacıların esareti altında mı? Soruyorum. 21.yy’da halen nefret tohumları neden atılıyor? Halen savaşlar neden var? Halen medeniyetlerin çatışmasından bahsediyoruz. Doğayı halen neden bu kadar kirletiyoruz? Acaba ürettiğimiz güzellikler arasına farkında olmadan birileri zehir tohumları mı ekiyor.
Bireyi sıradanlığa sürükleme ve özgün bir kişilik oluşumuna sebep olabilecek her şeyi ondan söküp alma eğiliminde olan günlük eğitimin zararlı etkisi önünde teslim oluyorlar.
Eğitim kurumlarımızda uygulamalı bilim neredeyse "kimsenin olmadığı bir ülke" olarak tanımlanabilir.
Tutarsız düzen toplumlarında hemen her çocuk öğretmenlerin ya da babanın kaprisine göre değişen bir eğitim görür.Bunun,saattan saata değişen her türlü çalışmaya çocuğu yönlendirmek isteyen doğanın öngördüğü eğitimle hiçbir ortak noktası yoktur.
Türk ilk ve orta öğretimi tepetaklak oldu. Bunun ilk nedeni, öğretmenlik mesleğinin özenilecek bir meslek olmaktan çıkarılmasıydı. Burada en büyük sorumluluk ve dolayısıyla suç öğretmenleri ihmal eden politikacılarındır. Fabrika yapmak isteyen politikacı, en önemli fabrika olan insan fabrikalarını, yani okulları unuttu. En önemli öğretmen türü olan ilkokul öğretmenleri ve onlardan sonraki en önemli öğretmenler olan orta öğretim öğretmenleri tamamen ihmal edildi ve öğretmen iş dilenen bir zavallı haline düşürüldü. Bu suç, yalnız Türkiye çapında değil insanlık çapında affı mümkün olmayan bir suçtur ve Hasan Ali Yücel'den sonraki tüm eğitim yöneticilerimiz bu suçun ortaklarıdır. Gelecek, kendilerine topluca lanet edecektir.
Şu anda Türk üniversitelerinin verdikleri diplomalar ciddiye alınacak belgeler değildir. Bunun nedenleri; görülmemiş bir öğrenci kalitesizliği, buna paralel olan bir hoca kalitesizliği ve çoğu aptalca politik kaygılarla açılan üniversitelerin alt yapı imkânlarının gerekenin çok altında olmasıdır.
İddia ediyorum; 68-78 kuşağının lise diploması, günümüz kuşağının profesör diplomasından çok daha değerli!
Bütün bebekler çok zeki ve dahi olarak doğarlar, yetişkinler ve eğitim sistemi tarafımdan vasat zekalı hale dönüştürülürler.
Bütün çocuklar dahiler doğar; Her 10.000 kişiden 9.999'u yetişkinler tarafından hızla, istemeden dejenere edilir.
Bütün çocuklar dahiler doğar ve hayatlarının ilk altı yılını onları dejenere ederek geçiririz.