Tanrı, sonsuz, ölümsüz ve akıl ermezdir; cahil mantığının uydurabileceği her boş teyit kılıfına sığabilir. Ona tapınanlar dahi, hakkında bir fikir sahibi olmanın imkansız olduğunu kabul ederler.
- Henüz kategori yok.
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Din Felsefesi
İnsan, cehaletinin çözmesine mani olduğu bilinmeyen sebeplere, şaşırtıcı etkilere daima saygı duymuştur. Tabiatın molozlarının üzerine hayali bir kutsalın dev heykelini dikmiştir.
Dünyanın kutsal bir güç tarafından yönetildiği kanıtlansa bile bundan ölümden sonra hayatın olduğu çıkarımı yapılamaz.
İnsan, tanrının adını sadece doğal ve bilinen sebeplerin oynadığı oyunu anlamamaya başladığında kullanır.
Tanrı bir hipotezdir, bu nedenle de kanıtlanması gerekir. Kanıtlama yükümlülüğü, inananın omzundadır.
Ona tapanlar dahi, hakkında bir fikir sahibi olmanın imkansız olduğunu kabul ederler.
Doğa yasalarının cehaletine dayanmayan herhangi bir dini sistem ya da doğaüstü savurganlık yoktur.
Tanrı'nın var olduğuna, bedeninizi yaratan bir Tanrı'nın varlığına inanıyorsanız ve bedenle de pis olan her şeyi yapabileceğinizi düşünüyorsanız, o zaman hata üreticiye aittir.
Din açık bir şekilde köleleştirmedir. İradi olarak, hatta arzuyla seçtiğiniz bir köleleşmedir.
Tanrıyla konuşmayı dilemek saçmadır. Kavrayamadığımızla konuşamayız; ve Tanrı’yı kavrayamayız; O’na sadece inanabiliriz. İşte bu yüzden duacının davranışları özneldir.
Persler, Asurlar, İbraniler “bilgi peşinde” koşmamışlardır, çünkü gerçeğin Tanrı olduğuna inanmışlardır.
Cennet ve cehennem bana oldukça aşırı geliyor. İnsanların yaptıkları bu kadarını hak ediyor olamaz.
Çoktanrıcı ya da tek tanrıcı bütün dinler gereksizdir, insanların mutluluğu için doğanın ve aklın yasaları yeter.