- Henüz kategori yok.
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Bilim
O engin bilim dünyası bana bazı yerleri aydınlık, bazı yerleri karanlık olan büyük bir arazi gibi görünüyor. Çabalarımız ya aydınlık bölgelerin sınırlarını artırmak ya da aydınlatma merkezlerinin sayısını artırmak amacında olmalıdır. İkincisi için yaratıcı dehalar gerekiyor; ilki için ise geliştiren, genişleten, güçlendiren bir bilgelik.
Bilimsel bir çalışmanın ne kadar önemli olduğu, ondan önce yapılmış kaç çalışmayı gereksiz kıldığına bakılarak görülebilir.
Bilim, fiziksel dünyayı açıkladığı için insanları cezbediyor. Son sözü değilse de hiç olmazsa en iyi sözü söylüyor.
Bu yüce bilimdeki büyüleyici cazibeler, yalnızca derinlemesine gitmek için cesareti olan kişilere açığa çıkar.
Hayatımda fenne hizmet eylediğim gibi, cenazemin de öyle hâdim olmasını arzu eylediğimden, cenazemi teşrih olunmak üzere teberruan Mekteb-i Tıbbiye’ye terk eyledim ki veresem şu arzuma mâni olmazlar. İntiharımı da fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına ‘klorit kokain’ şırınga edip buranın hissini ibtal ettikten sonra orasını yarıp şiryanı keserek seyelan-ı dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim…
Kuantum Üstünlüğü Kuantum dünyasını her gün deneyimlediğimiz fiziksel dünyanın mantığıyla kavramak çok zor.
Bilim ve bilimsel düşünceyi yaygınlaştırmakla yükümlü tek kuruluşumuz TÜBİTAK, son 10 yılda onlarcasının arasından birkaç örnek vermek gerekirse ilişikteki projeleri seçerek ödüllendirdi: Besmele okuyarak ekmeği taze tutan ekmek kutuları, dua ile kanserin iyileştirilmesi, dua okuyup Kabe’yi tavaf eden pilli robot, “papaz eriğini imam eriğine çevirme makinesi, ayet okunarak üç kat daha fazla büyütülen fasulye ve diğerleri. Şimdi be soruyorum: Ne bekliyorsunuz? Avrupa bizim bu dehşet verici projelerimizi destekleyen kurumlarımızı ve onları düşünen yaratıcı insanlarımızı mı büyük bir özlemle bekliyor?
Hiçbir partinin, hiçbir cemaatin, hiçbir örgütün, hiçbir ekonomik modelin, hiçbir kökten görüşün adamı değildik; sadece bir bilim adamıydık; bu bizim yirmilik diş gibi sökülüp atılmamıza zemin hazırladı.
Dogma sizin dışınızda başka varlıklara sorumlu olduğunuzu, bilim ise insanın kendi vicdanına karşı sorumlu olduğunu öğretir. Dolayısıyla vicdanınızla sürekli baş başa olmanız nedeniyle ahlaksızlıklardan olabildiğince uzak kalmayı başarabilirsiniz. Dogma dışı öğretide günahın sevapla trampası yoktur.
Ben, olarak 30 ülkeye 600 yıl egemen olmuş Osmanlıda biyoloji alanında belki daha geniş anlamda doğa bilimlerinde yazılmış olan tüm bilimsel kitaplardan daha fazlasını yazmış birisiyim. Hem de çok daha bilimsel, ayrıntılı ve Öztürk’çe bir dille.
Değişmez inanç kurallarını ilke kabul eden bir düşünceyle bilim yan yana yürüyemez. Türk toplumu giderek evrim düşüncesinden uzaklaşıyor.
Ancak doğa bilimciler şimdi bunun ötesine bakmaya ve hayvan yaşamının sonsuz çeşitlilikteki biçimlerini düzenleyen başka bir ilkenin olması gerektiğini görmeye başlıyorlar.
Doğa Tarihi ile ilgili tüm çalışmalarda, hayvanların yiyeceklerine, alışkanlıklarına ve bulundukları yerlere muhteşem adaptasyonunun ayrıntılarını sürekli olarak buluyoruz.
Yaşamın olduğu başka bir gezegenin var olma olasılığına ya da olanağına karşı kanıtın fazlasıyla güçlü olduğuna daha da fazla ikna oldum.
Doğada, orijinal türden daha da ileriye doğru belirli çeşit sınıflarının devam eden ilerlemesine yönelik bir eğilim vardır.
Her tür, önceden var olan ve yakın müttefik bir türle hem uzayda hem de zamanda tesadüfen ortaya çıkmıştır.