- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Ahlak Felsefesi
Gerçeği her zaman savun, anlayan olmasa bile vicdanına karşı hesap vermekten kurtulursun.
Gerçek yaşamda, iyi ve kötü arasındaki savaşta en zor seçilebilir olan hangisinin hangisi olduğunu belirlemektir.
Başka birini öldüren bir insan, hiçbir güzelliği saf bir kalple göremez artık. Hayatında ne zaman iyi bir şey olsa, bir katil olduğun gerçeği karşına çıkacak.
Ahlak yargıları ve cezalandırmaları, daha az sınırlandırılmış olanlara karşı (özgür olan bireylere karşı) ruhsal olarak sınırlandırılmış olanın gözde intikam biçimidir.
Ahlaka boyun eğme, bir hükümdara boyun eğme gibi kölece ya da mağrur ya da çıkarcı ya da teslimiyetçi ya da budala bir heyecan ya da düşüncesizlik ya da umutsuzluk eylemi biçiminde olabilir. Bu tür boyun eğme aslında ahlaksal değil.
Yağmalamanın, ahlaksızlaştığı anda ahlaksızlığını yitirdiğini düşünen insanlar var. Şahsen daha endişe verici bir durum düşünemiyorum.
Yasal yağmalamanın iki kökü vardır: Biri, az önce gördüğümüz gibi, insan bencilliğindedir; diğeri ise sahte hayırseverlik içinde.
Hoşgörünüzü tutumlu kullanın. Çünkü ona muhtaç olanların sayısı çok fazladır.
İnsanları günahları değil, zulümleri ve Allah dostlarını rahatsız etmeleri mahvediyor.
İyiliğin, kötülüğün, ahlakın ve ahlaksızlığın evrensel olanları vardır. Hangi inanca mensup olursa olsun, bazı iyileri iyi, kötüleri kötü bilmeyen toplum yoktur. Demek ki insanın aklı ve fıtratı iyiyi ve kötüyü bir yere kadar anlayabilir. Muhtaca yardımın, dürüstlüğün ve adaletin iyi olduğunu; yalanın, sahtekârlığın, zulmün kötü olduğunu herkes kabul eder.
İnsan bazen bir tesadüfle güzel işler yapar. Bazen de bu güzel işleri isteyerek değil, herhangi bir baskı altında yapmış olur. Böylece yapılan işler mutluluk getirmez.