İlişkiye girmek kolay, sürdürmek zordur. İlişkiyi sürdürmek niye zordur? Yalanı sürdürmek zordur çünkü. Çünkü kendiniz gibi davranınca kimseyi elde edemezsiniz. Yalan söylemeniz lazım. Olduğunuz gibi görünüp davranarak, ya da her zamanki gibi konuşarak kimseyi elde edemezsiniz. Biriyle ilk kez tanıştığınızda aslında onunla tanışmıyorsunuz. Onun temsilcisiyle tanışıyorsunuz.
- Henüz kategori yok.
-
Söğüt Belediyesi Nisan Meclisi Önemli Kararları Halka …04.04.2026
-
Dumlupınar Faciasının 73. Yıl Dönümünde "Vatan Sağ Ols…04.04.2026
-
Özgür Özel'in Makam Aracı Tartışması: Uşak Belediyesi …04.04.2026
-
Adana'da 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı Co…04.04.2026
-
Adıyaman Besni'de Güncel Vefat Duyuruları ve Taziye Bi…04.04.2026
-
Emeklilere Yönelik ÖTV'siz Araç Teklifi Meclis Gündemi…04.04.2026
-
Besni'de Resmi Ziyaretler ve Değişen Hava Koşulları Gü…04.04.2026
-
Kızılcık Şerbeti'nde Çarpıcı Gelişmeler: 132. Bölüm Fr…04.04.2026
-
Adıyaman'da 2026 Yatırım Hamlesi: Şehri Dönüştürecek B…04.04.2026
-
Ankara-Kızılcahamam Yolu'nda Dehşet Veren Kaza: Halk O…04.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#yalan
Yalanları ve hırsızlığı tespit etme araçları olmayan bir toplum, özgürlüğünü ve özgürlüğünü kısa sürede çarçur eder.
Bir yalan, hangi amaç için söylenmiş olursa olsun, her zaman, en kötü gerçekten daha kötüdür.
Cinayet üzerine çok görkemli imparatorluklar, yalan dolan üzerine çok soylu dinler kurulabilir.
Gün gelir ve anlar ki insan; Yaşadığı her şey bir yalandır..! Geriye vazgeçemediği bir Aşk ve kabullenemediği bir yalnızlık kalır.
Bana hakikati değil kendini ver. Kendini, yani rüyanı. Olmak istediğin gibi görün, olduğun gibi değil. Zaten nasıl olduğunu biliyor musun? Her yalan bir yaratış.
Şiddeti yok eden şiddet, yalanların en alçakçası değilse vehimlerin en şairanesi. Her kavganın ezelî mazereti: Son kavga olmak.
Nefis öyle bir 'ben' demekten zevk alıyor ki, yalan söylemek de bir çeşit ruhsal hastalıktır.
Üç sıfat kimde olursa, oruç tutan ve namaz kılan birisi olsa bile münafıktır: Yalan konuşan, sözünde durmayan ve emanete hıyanet eden.
Gerçeği bilmeyen sadece aptaldır. Fakat gerçeği bilen ve ona yalan diyen, suçludur, canidir.
Yalancının cezası kimsenin kendisine inanmayışı değil, asıl kendisinin kimseye inanmayışıdır.
Zihnin olgunluğu her şeye anında inanmamaktan geçer. Yalan her yerde rastlanan bir şeydir. Bu yüzden de inanmak o kadar kolay olmamalı. Çabuk inananlar er ya da geç hataya düşer.
Yalan her zaman daha önce ortaya çıkıp, ahmakları da beraberinde onarılamaz hatalara sürükler.
Politikacılar din sömürüsü ile yola çıkmışlarsa ve geçmişlerinde açık ya da kapalı belirli cemaatlerin mensubu iseler ya da onların tezgâhından geçmişlerse, halkın inancını talan ve yalanlarına kılıf olarak kullanmaya başlamışlarsa, doğruyu bulma neredeyse olanaksız hale geçer.