En iyi ulusların her zaman kadınlar için en fazla özgürlüğü kabul eden insanlar olduğu bilinmektedir.
- Henüz kategori yok.
-
Alperen Şengün'den Gençlere İlham Veren Mesajlar ve Mi…16.06.2026
-
2026 FIFA Dünya Kupası I Grubu: Fransa ile Senegal'den…16.06.2026
-
Eylem Çelik'ten Mehmet Ali Erbil'e Yönelik Ciddi İddia…16.06.2026
-
Müge Anlı'daki Ceyda Evlekoğlu Vakasına Aile Bakanlığı…16.06.2026
-
A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası D Grubu'na Ma…16.06.2026
-
Yeni Tahsilat Genel Tebliği ile Vergi Borçlarında Geni…16.06.2026
-
Endonezya'da 6.7 Büyüklüğünde Deprem: Orta Sulawesi'de…16.06.2026
-
YÖKDİL/2 Sınav Takvimi NATO Zirvesi Nedeniyle Güncelle…16.06.2026
-
Vangelis Pavlidis'in Düğününde Futbol Camiası Yunanist…16.06.2026
-
Müge Anlı'da Ceyda Olayına Aile Bakanlığı El Koydu: Kr…16.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#toplum
Medeniyet, gezegendeki sosyal bir vebadır ve kötü muamele hastalıkları için bir virüs kadar gerekli.
Medeniyet halkları, zavallılıklarının endüstrinin ilerleyişi ile doğru orantılı olarak arttığını görüyor.
Tüccarların ev sahipliği yapan şehirler, sokakları sınırsız ve amaçsız süren avukatlarla doludur.
Elbette, her sosyal dönemde, baskın saçmalıklara saygı göstermek için gençlik yapılmalı.
Neden kadınlara üçüncü cinsiyetten talep edecekleri bağımsızlığı vermeyi reddiyorlar?
Amerikan beyefendisini bilmiyorum ben, Tanrı beni böyle iki kelimeyi yan yana kullandığım için affetsin.
Kesinlikle bildiğim bir şey varsa şudur: İnsan ekmek yaparsa kibar olamıyor da bira yaparsa, şarap yaparsa ille kibar sayılıyor.
Şüphe ve korku bulaşıcı bir hastalık gibi aramızda dolaşıyordu ve yeryüzünde bunun kadar bulaşıcı başka hiçbir şey yoktur.
İnsanların kusurları, ihmalleri yüzünden meydana gelen hastalıklar her türden kurban seçerler.
Bu erdem, bir grup insan tarafından değerli görülüp uygulandıkça, eğitim ve örnek olma yoluyla gençlere de geçecek ve sonuçta toplumun paylaşılan düşüncelerinin arasında yerini alacaktır.
İnsanlık medeniyet yolunda ilerledikçe ve küçük kabilelerden büyük topluluklar oluştukça, her bireyin toplumsallık güdüsünü ve anlayışını aynı milletin bütün üyelerine doğru -birebir tanımasa da- genişletmek zorunda olduğu kolayca anlaşılıyor. Bu noktaya bir kez gelindikten sonra, bu anlayışın bütün milletlerden ve ırklardan insanlara doğru genişletilmesine engel olan, yalnızca yapay bir sınırdır.
Bir cumhuriyet, adalet ve onur ilkelerini kafasına yerleştirmiş bir insan kitlesine sahip olmaksızın sağlanamaz.