- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#teknoloji
Sanayi Devrimi’ni rastgele bir şekilde 18. Yüzyıl İngiltere’sinde buhar gücünün kullanılmasıyla başlatmak adettendir, ama aslında su ve rüzgâr gücüne dayalı bir sanayi devrimi ortaçağda Avrupa’nın pek çok bölgesinde zaten başlamıştı.
İnsan tarihinde tekerleksiz geçmiş yedi milyon yıllık bir süreden sonra, birkaç yüzyıl içinde Eski Dünya’nın birbirinden ayrı pek çok yerinde o aynı tuhaf tekerlek biçiminin bir rastlantı sonucu ortaya çıkmış olduğunu hiç kimse düşünmüyor.
Olası mucitler, para ya da ün kazanma umuduyla güdülenerek o ihtiyacı saptar ve karşılamaya çalışırlar. Sonunda bir mucit, mevcut yetersiz teknolojiden daha üstün bir çözümle ortaya çıkar.
Herkesin açık olarak kabul ettiği bağımlılık, bilim, teknoloji ve siyasetin ürettiği yüksek nitelikli bilgiye doğru, tanığın gerçekliğine olan geleneksel güveni aşındırır ve erkeklerin kesinliklerini nasıl değiştirebileceklerini boşaltır.
Yürüyen ve şifalı otlar alan adam, otoyolda yüz altmış koşan ve antibiyotik alan adam değildir; ama her ikisi de her şeyi kendi başlarına yapamazlar ve doğal ve kültürel çevrelerinin onlara ne sağladığına bağlıdır.
Bilimsel ilerlemeyi durduramazsınız; felakete yol açan, silahlar değil, onları kullananlardır.
Şu anda uygarlığın önündeki en büyük görev, makineleri insanların efendisi olmak yerine olması gerektiği gibi köle yapmaktır.
Şiddet araçIarının teknik geIişimi artık öyIe bir noktaya geIdi ki, hiç bir siyasaI amaç, insan akIının sınırIarı içinde, bu araçIarın yıkıcı potansiyeIine denk değiIdir; ne de siIahIı çatışmaIarda bu araçIarın kuIIanıImasını hakIı kıIabiIir.
17. asırda, bizi ikinci derecede bir devlete düşüren iki büyük gelişme oldu Avrupa'da: Birisi ilim ve teknoloji... İlim ve teknoloji sayesinde. Yalnız metalurji değil bütün ilim sahalarında Avrupa yeni keşifler yapıyor. [Röportör: Hocam, Osmanlı niye yapamadı bu keşifleri?] Çünkü Osmanlı bir hümanist ve Rönesans devrimi fikri değişimi yapamadı. Medrese, şeyhül İslam.. Göreceğiz 17. asırda; devlet işlerinde her şeyde fetvaları ile tayin eden bir kuvvet halinde geldi şeyhül İslamlar. Mesela bir yabancı devletle antlaşma yapıyor değil mi? Şeyhül İslam fetva vermeyince o antlaşma tasdik edilemezdi. Göreceğiz, şeyhül İslamlar 17. asıda politikada da birinci... Asiler fetva almadıkça isyanı sürdüremezdi.
Denizaltıların savaşta ne işe yarayabileceğini anlayamadım. En fazla, mürettebatın boğularak ölmesine sebep olabilir.
Zamana uyumlu, medeniyeti, teknolojiyi kabul edip, geri emr-i ilahiyi nizam-ı alemi dışlayacak olur isek, kalan görünüm elbette iç açıcı olmayacaktır!.