Ben ne (çoğunluk böyle istediği için) örtünmenin kayıtsız şartsız serbest olmasını savunan türden "demokrat"lardanım, ne de örtünmenin kadın-erkek eşitliğine aykırı olduğu iddiasıyla kayıtsız şartsız yasaklanmasını isteyen "laikçiler"i tasvip ediyorum. Başörtüsü yasağının üniversite öğrencilerine uygulanmasına karşı olduğum gibi, Parlamento'daki halk temsilcilerine ve kamu binalarında kamu hizmetinden yararlananlara uygulanmasını da onaylamıyorum. Ama laik, yani inançlar arasında ayrım yapmayan devleti temsil eden kamu görevlilerinin, kamu hizmeti verenlerin dini simgeler taşımalarının laiklikle bağdaşmadığına inanıyorum.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#siyasi duruş
Ben hiçbir zaman "Biz darbenin, 12 Eylül'ün mağduruyuz" söylemine ısınamadım. Biz 12 Eylül'ün hasmıyız. Biz onunla mücadele ettik, ona itiraz ettik, savaştık ama yenildik.
Ben nasıl geri adım attım? Ben taarruzdayım. Benim kitabımda geri adım atmak yok.
Bu süreçte kimse bizim karşımıza Kürtlükle de Türklükle de çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız.
1980 yılında biliyorsunuz askeri darbe oldu. Ben Ecevit’in dış politika danışmanıydım. Darbeciler bana: “Biliyorsun, darbe yaptık. Vaziyeti Avrupa’ya izah edecek birine ihtiyaç var. Bunu da sen yapacaksın” dediler. Onlara verdiğim karşılık “Askeri bir darbe Avrupa’ya anlatılamaz” oldu. Bunu der demez canıma okudular. Aylığımı beş misli küçülttüler. Bildiğiniz parasız kaldım.
Meşru işler yok o kampta demektir. Ben CHP'nin Genel Başkanı olarak, Türkiye'nin her karışına gidiyorum. Her yerine gidiyorum, ister terör olsun ister başka bir şey... Bir dönem 'Siz Sivas'ın ötesine geçemezsiniz' diyorlardı. Biz değil, Sivas'ın ötesine dünyanın her yerine gideriz.
Tüm siyasi yaşamım boyunca, susmanın ve görmezde gelmenin hiçbir işe yaramadığını düşündüm. Türkiye'de gözlerimizin önünde sokak ortasında kadınlar güvenlik güçleri, polisler tarafından saçlarından sürüklenirken, darp edilirken, işkence görürken ve gözaltına alınırken kendimi bir milletvekili olarak koruyamam. Bir vekil olarak, bir kadın olarak ve mücadele arkadaşı olarak ezilen kadınları, Erdoğan ve AKP iktidarının ataerkil sistemi nedeniyle ihraç edilen ve işinden edilen sendikacıları, akademisyenleri, gazetecileri korumak için önlerinde siper olmalıyım. Bununla gurur duyarım.
Kim nasıl anlıyorsa anlasın, biz doğru bildiklerimizi, ülkemizin çıkarına olan teşebbüs ve girişimleri her zaman destekleyeceğiz.
Kürt'üz sonuna kadar, Kürt'üz sonuna kadar, vallahi Apo'yu özledik. Kürt'üz ölene kadar, Kürt'üz sonuna kadar, vallahi biz dostu özledik.