Biz bir Kuzey memleketi değiliz. İsveç-Norveç değiliz. Efendim kolay değil. Yani onlar kaç senede geçtiler bu demokrasiye? Bizim 50'den sonradır demokrasiye geçişimiz. Halkımızın kültür seviyesi o mertebelere erişmiş midir? Açık konuşalım. Bugün seçime giden bazı kişiler, "Kime oy vereceksin?" dediğin zaman, "Beş parmak olan bir şey var. Oraya vereceğim." diyor. Yani Halk Partisi. Hâlâ öyle diyenler var.
- Henüz kategori yok.
-
İstanbul Bahçelievler'de Otel Odasında İşlenen Kadın C…06.04.2026
-
Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgasıyla Türkiye'de Sı…06.04.2026
-
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 21 Daimi İşçi Alımı Yapa…06.04.2026
-
MGÜ Bestecilik Bölümü'nün Kapatılma Kararı Gündemde: K…06.04.2026
-
Gheorghe Hagi'nin Romanya Milli Takımı Sözleşme Detayl…06.04.2026
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#seçim
Çoğu insan sırf maaş vaadi yüzünden tutkularının peşinden gitmedi. Onları takip ettiler çünkü hayatlarında başka bir şey yapmayı hayal bile edemediler.
Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar, ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz; yolunu ona göre seç.
Seçimin ertesi günü onların telefonu acı acı çalacak. Açtıkları telefonun ucunda bir ses duyacaklar: 'Ben Kemal, geliyorum!
Son gelişmeler şunu net göstermiştir ki, mütedeyyin gençlerin yeri de Millet ittifakıdır. Üzülerek görüyorum ki ,Cumhur ittifakı kadına şiddeti savunan bir birlikteliğe dönüşmüştür.
Emekliler akıl tutulması yaşıyor. Geçen seçimde AKP'ye oy verdiniz. Bu seçimde de AKP'ye oy verirseniz iki elim yakanızda olacak.
Onun (e.n. kaderin) peygamberiymiş gibi durmayı bıraktığımızda yazgımızı belirleyebiliriz.
Söz veriyorum size, halk beni seçmezse intihar edeceğim. Söz veriyorum burada intihar edeceğim. Ama halk beni seçerse siz intihar etmiş olacaksınız"
Müslümanlar sandığa gitmedi diyelim. Böyle düşünenler var. Bu ahmaklık olur. Sandığa rey atanların reyi ile bir hükümet teşekkül eder. Bu atılan reylerin çoğu da Halk Partisi gibi dinsizlerin olduğu için onlar iktidar olur. Bu mu daha iyi, yoksa biraz İslam'a meyledeni tutup da neticeye bir adım daha yaklaşmak mı iyi?
Özgürlüğümüz; mecburiyetlerden vazgeçmek için bir özgürlük değil, bizim olan sorumlulukları üzerimize almak için bir özgürlüktür.
Bir insan kapana kısılmışsa ve seçme şansı yoksa, kapanın içini dekore etmeye girişir.
Istırap, ölüm, felaket, talihsizlik, trajedi dediğimiz şeye özgürlüğün bedeli demeliyiz. Bu ıstıraplı özgürlüğe tek seçenek ıstırap çekmeyen bir özgürlüksüzlüktür.
Sık sık bize ne olacağını belirleyemeyiz, ama her zaman içimizde ne olacağını belirleyebilirsiniz.
Pusulanın sana doğru yol göstermesini mi istiyorsun , öyleyse onu yanındaki mıknatıslardan koru.
Bence yapmamız gereken farklı bir yaklaşım izlemek. Muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Açıkça pozisyonumuzun parlamentoda da yer edinmek isteyen Kürt nüfusun entegrasyonunu sağlamak olduğunu söylemeliyiz. Yanlış olduğunu düşündüğümüz şeyler hakkında sesimizi çıkarmalıyız. Yaptıklarının bedelini ödemeli. Muhalefetle doğrudan iletişimde olup, Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz. Darbe ile değil, seçimle.