Roosevelt öldü, Truman geldi, Kennedy öldürüldü, Johnson çıktı, Nixon düşürüldü, Ford yükseldi. Hiçbirisinin de çıktıkları yerlere çıkacaklarını düşünemeyiz; düşündüğümüz şudur; çıkanlar, İsrael lobisinin adamlarıydılar ve zamanlarında İsrael Devleti, 1948 ve 1967 ve 1973-1974 olmak üzere, üç kez kurulmuş oldu. Teori işte görülmemiş bir pratiği ortaya çıkarabilmektir.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#roosevelt
Bay Roosevelt'in dikkatinden kaçan bir diğer nokta, bugün Filistin Almanlar tarafından değil, İngilizler tarafından işgal altındadır. Bu ülkenin özgürlüğü, büyük bir güç tarafından sınırlanıyor. Ve Yahudi tüccarlarının kârı uğruna ülkenin bağımsızlığı çalınıyor. O ülkede yaşayan Araplar, Bay Roosevelt'e Alman saldırganlığından şikayetçi olmadılar. Onlar, özgürlüklerini seven ve savunmak isteyen insanların İngiltere tarafından nasıl saldırgan bir tutumla bastırıldığını söylüyorlar. Ama belki de Amerikan başkanının gözünde müzakere masasıyla çözülecek bir sorun. Fakat yargısız, fiziksel ya da askeri yöntemlerle değil, toplu katliamlarla. Köyleri yakarak, evleri havaya uçurarak. Bir nokta kesinlikle açık. Burada İngiltere kendisini tehditkâr bir Arap saldırısına karşı savunmuyor. Fakat davetsiz bir işgalci olarak kendisine ait olmayan bir toprağa gücünü yerleştirmeye çalışıyor. Unutmayın, yabancıların burada ikinci bir Filistin'i yaratmalarına asla izin vermeyeceğim. Zavallı Araplar savunmasız ve dünya tarafından terk edilmiş haldeler. Fakat Çekoslovakya'daki Almanlar ne savunmasız, ne de terk edilmiş haldeler. Bu gerçeği not edin! Bay Roosevelt! Nüfusunuzun çokluğu ve ülkenizdeki servetin büyüklüğü sizi bütün dünya tarihinden ve bütün dünya ulusları tarihinden kendinizi sorumlu görmeye götürüyor. Bense Sayın Bayım, sizden çok daha basit ve çok daha küçük bir alanda bulunuyorum. Bütün dünyanın vaatlerine inancı ve demokratik hükûmetlerin kötü rejimleri, yüzünden tam iflasla karşı karşıya gelmiş bir devleti teslim aldım. Almanya'da anarşiyi önledim, düzeni yeniden kurdum ve üretimi büyük çapta artırdım. Ticaret trafiğini çoğalttım, büyük kara yolları açtım ve kanallar kazdırdım. Yeni dev fabrikalar kurdurdum ve aynı zamanda halkımızın eğitimini ve kültürünü artırmaya çalıştım. Bütün bu yedi milyonluk işsiz ordusuna yeniden yararlı işler bulmayı başardım. Alman halkını yalnız siyasi bakımdan birleştirmekle kalmadım, onları yeniden silahlandırdım da. 448. maddesinde de, halkların ve insan varlıklarının hiçbir zaman dayanamayacakları kadar kötü baskılar bulunan antlaşmayı sayfa sayfa yırtmaya çalıştım. 1919'da birden çalınan Alman topraklarını yeniden Almanya'ya kattım. Bizden koparılmış olan ve sefalet içinde bulunan milyonlarca Alman'ı yeniden anayurtlarına kavuşturdum ve Bay Roosevelt, bütün bunları kan akıtmadan, halkıma ve dolayısıyla başkalarına savaş acılarını tattırmadan başardım. Bay Roosevelt, sizin göreviniz çok daha kolay. 1933'te ben Almanya'nın başbakanı olduğum sırada siz de Birleşik Amerika Cumhurbaşkanı oldunuz. Siz daha başlangıçta dünyanın en büyük ve zengin devletinin başına geçtiniz. Ülkenizdeki meseleler geniş çapta olmasına rağmen dünya sorunlarıyla uğraşacak vakti ve boş zamanı yinede bulabilmektesiniz. Sizin ilgileriniz ve öğütleriniz benimkinden daha geniş ve daha büyük bir alanı kapsamaktadır, çünkü Bay Roosevelt, Tanrı'nın beni başına getirmiş olduğu ve bundan ötürü kendisi için çalışmak zorunda bulunduğum dünya, ne yazık ki daha küçüktür, ama benim için her şeyden daha değerlidir, çünkü kendi halkımdır o dünyada yaşayan! Ama hepimizin ilgilendiği şeylere, yani bütün topluluğun adaletine, refahına, ilerleme ve barışına en çok bu yoldan hizmet edebileceğime inanıyorum.