Dış tehlikeye karşı savunma araçları her zaman evde tiranlığın araçları olmuştur. Bütün Avrupa boyunca, ordular savunma bahanesiyle ayakta tutuldu, halkı köleleştirdi.
- Henüz kategori yok.
-
Temmuz 2026 Emekli Zammı Hesaplamaları: 5 Aylık Enflas…11.06.2026
-
Sermaye Piyasası Kurulu'ndan Beta Enerji ve Teknoloji …11.06.2026
-
Ali Efe Bezci Kimdir? İş Hayatı, Özel Yaşamı ve Hakkın…11.06.2026
-
Dünya Kupası Bahisleri: Ofis Oyunlarından Vergi Durumu…10.06.2026
-
N'Golo Kante İçin Kritik Dönem: Fenerbahçe'de Transfer…10.06.2026
-
CHP-DSP İşbirliği Görüşmeleri Sızıntı İddiasıyla DSP'd…10.06.2026
-
Küresel Gerilimler ve Faiz Endişeleri Altın Piyasasını…10.06.2026
-
A Milli Kadın Futbol Takımı, Malta'yı Yenerek Dünya Ku…10.06.2026
-
Apple, iOS 27 ile Yapay Zeka Dönemini Başlattı: Yeni S…10.06.2026
-
Filipinler'de Büyük Deprem: Can Kaybı Artıyor, Kurtarm…09.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#özgürlük
Halkın özgürlüğünün kısıtlanmasında güç sahiplerinin özgürlükleri sessiz ve adım adım gasp etmesinin örnekleri şiddetle ve ani gasp etme örneklerine göre daha fazladır.
İnsanların özgürlüğünün kısaltılmasının, şiddet ve ani tefecilikten ziyade iktidardakilerin yavaş ve sessiz tecavüzleri ile daha fazla örneği olduğuna inanıyorum.
Adalet, hükûmetin sonu. Sivil toplumun sonu. Elde edilene kadar ya da takipte özgürlüğün kaybolmasına kadar her zaman takip edilecekti.
Özgürlük, suistimalin kötüye kullanılmasıyla tehlikeye girebilir, aynı zamanda gücün kötüye kullanılmasıyla da tehlikeye girebilir.
Tarihsel olarak yabancı tehlikeye karşı savunma araçları, evde tiranlığın araçları hâline geldi.
Piyasalar fonksiyonel olduğu sürece devlete gerek yoktur. Devletin vatandaşlarını güvenlik şemsiyesi altına alması koşuluyla piyasalar, bireylerin özgürlüğünü ve düzenini sağlar.
Düzen, kölelik ve zulüm anlamına geldiğinde, düzensizlik adaletin ve özgürlüğün başlangıcıdır.
Aptallaştırma temelsiz bir batıl inanç değil, özgürlük karsışında duyulan korkudur.
Nihayet, küreselleşme yadsınmaksızın dizginlenebilir, piyasa ortadan kaldırılmaksızın çerçevelenebilirse, demokrasi bir yandan somut varlığını sürdürürken gezegensel boyuta ulaşabilir ve bir imparatorluğun dünya üzerindeki tahakkümü sona erebilirse, o zaman özgürlük sorumluluk, onur, kendini aşma ve ötekine saygıdan oluşan yeni bir sonsuzluğun kapıları açılacaktır. Bu da hiper-demokrasi olarak adlandıracağım şeydir. Hiper-demokrasi, bizi demokratik bir dünya yönetimine ve bir dizi yerel ve bölgesel kurumun yerleşmesine götürecektir.
Özgürlük ve demokrasi kelimelerini sürekli duyduğunuz dakika şüphe edin.Gerçekten özgür memleketlerde kimse size özgür olduğunuzu,sürekli vurgulamaz.
Tüm yapay sınırlar kaldırılmalı,ki insanlar istedikleri yere gidebilsinler.Küresel bir toplum olmalı.