Fazla duygusalım ve fazla hiddetli olma gibi bir zaafım var. Zihnimi sakinleştiremiyorum ve sebat etmekte zorlanıyorum. Değişmek de benim için zor. Aslında benim için en üzücü olan durum bu.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#özeleştiri
Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür, ama hiç kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.
Siyasetçi olamadım ki hiçbir zaman. Siyaset, çok severek yapılmalı. Vatandaşa hizmeti seviyorum ama siyaset adına yalan söylemek bende yok.
O zamanlar her iki taraftan da, daha sonra Ruhr'da da olduğu gibi, zaten bozulmuş olan topluma fikirler pompalanıyordu. Ben de bu işe elimi bulaştırdım. Bunu yapmamam gerekirdi. Yaptıklarım için pişmanım.
Bürokrasinin azaltılması konusunda da arzu ettiğimiz oranda bir başarı sağladığımızı iddia edemem. Bürokrasi hastalığı, bütün devlet dairelerini bugüne kadar büyük ölçüde sarmış. Uzun senelerin birikimi olan bu hastalığı üç beş senede tedavi etmenin, söküp atmanın mümkün olmayacağını insaf sahibi bütün vatandaşlarım kabul ederler. Üç sene içerisinde azaltılmış fakat tamamen yok edilememiştir. Üzerinde hassasiyetle durulduğu takdirde önümüzdeki dönemlerde üstesinden gelinebilir inancındayım.
Bilge bir insanın yaşamının geç dönemleri, erken dönemlerinde edindiği aptallıkları, önyargıları ve yanlış düşünceleri düzeltmekle geçer.
Alimin nişanelerinden biri de kendi sözünü eleştirmesi ve muhtelif görüşlerin hakikatinden haberdar olmasıdır.
Sanatçılara sorarsanız "Tiyatro talihsiz bir meslektir" derler de bir türlü "Biz bu millete layık olamadık" demezler.
Solculuk, komünistlik ve Maoculuk hayatım içerisinde kişisel olarak yaptığım çok fazla sayıda hıyarlık var. İşte onlara pişmanım. Teorik bakımdan çok militandım. Aydınlık hareketi içerisinde geçen şöyle böyle 20 yıl içerisinde teorik tartışmalarda, günlük hayatta, parti içinde, örgüt içinde insanlara yapmış olduğum, bireysel anlamda çok fazla kabalık, çok fazla hoyratlık var. İşte bunlardan dolayı pişmanım.
Bu 'liberal' fikirler AKP iktidarı tarafından paylaşılmamış olsaydı toplumun bu denli psikolojik gerilemesine yol açmayabilirdi. Ama yine de bu 'aydınların' kendi korkunç sorumluluklarını gözlerden kaçırmak için milliyetçilerin tümünü ırkçılıkla suçlamaktan vazgeçmeleri ve biraz da kendilerini analiz etmeleri yararlı olacak.
Başkalarının kusurları kolayca görülür ama kendi kusurumuz görülmez; kişi komşusunun kusurlarını ayıklar bulur, kendi kusurlarını ise kumarda hile ile zar saklar gibi saklar.
Yirmi birinci asrın ilim ve irfanına uyum sağlayıp sağlayamadığını, gene yaşadığın asrı mihenk kabul ederek bu pencereden öz yaşantına baktığında, bu gerçeğe uyum sağladığını veya sağlayamadığını görebiliyor musun? Veya yaşadığın zamanın garibi olduğunu görebiliyor musun?
Başkalarının hatalarını görürüz; ancak, kendimizinkiler söz konusu olduğunda kör oluruz.