Ben "AKP, NATO'dan çıkmayı konuşuyor" diye bir yazı yazdım. Başbakan bana hiç açıp sormadan ertesi gün Milliyet’ten birkaç gazeteci ile yaptığı bir toplantıda "Cüneyt haindir" diyor. Bu çok ağrıma gitti.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#medya
Bak Kamış kardeşim, Liberal görüşlü, dini bütün Zaman gazetesinin köşesini parsellemiş yazar sureti. Hayat senin kurguladığın gibi değil.
Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında,şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor.
Biz tarihin ortanca çocuklarıyız. Bizi bir gün milyoner olacağımıza, film yıldızı, rock yıldızı olacağımıza inandıran televizyon programlarıyla büyüdük; ama bunların hiçbirini olamayacağız. Ve bu gerçek ancak kafamıza dank ediyor.
Boğazlanmayı bekleyen hayvanların devasa hangarlarda iğrenç derecede zalim şartlar altında tutulduğunu gösteren çok fazla görüntünün ortaya çıkmasını beklemeyin.
Bütün gazeteleri ortadan kaldırmalıyız; özgür basınla devrim yapamayız. Gazeteler oligarşinin araçlarıdır.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki üniversite(!) mezunu bir iktidar partisi milletvekili bir jeoloji profesörünü arayarak 'Ama evrim teorisi ispat edilmedi ki. Değil mi?' diye modern dünyada biraz lise mürekkebi yalamış hiçbir kimsenin sormayacağı kadar deli saçması, zırva, zır cahilâne bir soruyu sorup, sonra kendisinin ciddiye alınmasını bekleyebiliyor. Bu cehalet düzeyiyle yönetilen bir ülkede, işte bu nedenle bilimin insanlara bahşettiği, şaşırma, merak etme, hayran olma, ve haz duyma duyularından tamamen yoksun olarak, iğrenç televizyonlarla pespaye gazetelerin ittifakı neticesi hapsolduğumuz seks, şiddet ve sık sık mahkemelik olan rezil bir futbol üçgeninden çıkamaz bir haldeyiz. Tek ilgimiz cebimize girmesini istediğimiz para ve onu kullanarak ağzımıza bir şeyler tıkmak ve cinsel organımızdan çıkartmak istediklerimiz. Bu sınırlar arasında yaşayana 'insan' denebilir mi?
Büyük yıldızlar artık dünyada yok. Luis Figo diyorsun, iyi bir oyuncu, ama süper değil. Bir Pele, bir Maradona değil. Zidane diyorsun, standart bir futbolcu. Uzun topu iyi atıyor, ama medyanın doldurması. Baros iyi futbolcu ama yetenekleri sınırlı. Futbolcular zaten yorucu lig maratonlarından çıktığı ve doygunluğa ulaştığı için kendilerini zorlamıyor, fazla da riske girmiyor.
Bence dünyanın %90'ı gazetelerin ve medyanın son zamanlarda benimle ilgili fazla ileri gittiğine hemfikirdir.
Bence hala temiz yaşıyorum. Eve gidip seks partileri vermiyorum. Her zaman olduğum aynı kişiyim ben.
Huşu içinde fark ettim ki Sayın Erdoğan'ı zaman zaman kendimden bile çok görüyorum! Abartma değil. Günde yirmi defa aynaya bakmıyorum mesela.
O yıllarda bir CNN muhabirinin "Bizden ayrılmayın" amacıyla, yanlışlıkla söylediği gibi: "Bu savaş reklamlardan sonra da devam edecek!"
Çünkü siz, biz gazeteciler olmadan bilinçsiz, şuursuz, öyle etrafta dolaşan bir güruhsunuz. Okuyun da biraz kendinize gelin !
Olumlu bir LSD hikayesinden ne haber? Haber değeri olmaz mıydı, bir kerecik bile? Bir kerecik bile olsa kararlarınızı korkutma taktikleri, batıl inançlar ve yalanlardansa bilgiye dayandırın. '- "Bugün, uyuşturucu almış genç bir adam anladı ki, her şey enerjinin yavaş titreşime yoğunlaşmasından ibarettir. Hepimiz, kendini öznel olarak deneyimleyen tek bir bilinciz. Ölüm diye bir şey yok! Hayat sadece bir rüya ve biz birbirimizin hayalleriyiz. Şimdi hava durumuyla Tom karşınızda.'
Yani, haberlerde hep gördüğünüz her zaman aynı LSD hikayesi: '- "Uyuşturucu almış genç bir adam, uçabileceğini zannederek binadan atladı. Ne trajedi."' Ne sik kafalı, siktiret onu! O bir idiot! Eğer uçabileceğini düşünmüşse neden önce yerden havalanmayı denememiş? Bunu araştırın. Güneye uçmak için asansör bekleyen ördek gördünüz mü hiç?
Amerika'nın politik durumunu hemen şimdi burada size göstereyim. '- "Sağ elde sağcı kuklalar, sol elde solcu kuklalar... Hey, durun bir dakika, bu iki kuklayı elinde tutan biri var."' '- "Kes sesini! Yatağa geri dön Amerika. Hükümetiniz durumu kontrol altına aldı. İşte Love Connection (bir evlendirme programı). Bunu izle, aptallaş ve kilo al ve bu arada bira içmeye de devam et, seni gerizekalı.'
(Kennedy suikasti) İşte çözdük, haydi Amerika yatağa. Hükümetiniz olayı tamamen çözdü. Haydi yatağa dön Amerika, hükümetiniz yeniden her şeyi kontrol altına aldı. İşte, Amerikan gladyatörleri buradalar. Bunu izle, kes sesini! Uyumaya devam et Amerika, işte Amerikan gladyatörleri buradalar. İşte 56 kanalın hepsinde. Şu hormon salgılayan beyni az gelişmişlerin birbirlerinin kafatasını patlatmasını izle ve özgürlük ülkesine yaşadığın için kendini kutla. İşte böyle Amerika. Özgürsünüz, 'söylediğimiz gibi davranmakta'. Söylediğimiz gibi davranmakta özgürsünüz.
Eğer kısa bir süre için bile olsa CNN haber başlıklarını izlerseniz bu yapacağınız en depresyona sokucu şey olur! '-"Savaş, kıtlık, ölüm, AIDS, evsizlik, ekonomik durgunluk, ekonomik kriz, savaş, açlık, ölüm, AIDS"' Sonra pencereden dışarı bakarsınız..[cırcırböceği sesi çıkarır]: '-"Tüm bu boklar nerede oluyor birader?"' dersiniz. Bu bokların hepsini Ted Turner uyduruyor! Jane Fonda onunla yatmayınca hemen daktilosuna koştu: '"En geç 1992'ye kadar hepimiz AIDS'ten öleceğiz!"' '"- Bunu canlı yayında okuyun! Ben düzüşemezsem, hiç kimse düzüşemez!"' Demek istediğim, Jane Fonda'ya söylüyorum: '"Şu adama versen de birkaç güzel haber de duysak, lütfen?"'
Son günlerde haberleri izliyorsunuz, inanılmaz. Sanıyorsunuz ki kapıdan dışarı adım attığınız anda, anında "uyuşturucu bağımlısı"... "aids"li... bir "pit-bull"un... "tecavüz"üne uğrayacaksınız. Korkutucu haber hikayeleri.
Televizyonları açmaya korkuyorum, bu kadar vahşet, dehşet, kan, çatışma, saygısızlık, hukuksuzluk, yaptımsa yaptım pişkinliği, yalan, dolan, bugün söyleneni yarın inkâr etme hayra alamet değil. Fiziki yıkıntıyıa düzeltmek kolay (Almanya’daki gibi); ancak ruhsal ve ahlaki çöküntüyü düzeltmek yıllar alır. Bu coğrafya ahlaki çöküntü içindedir.
Ben artık televizyonlarda şehit gömme törenlerini ve orada boy gösteren zevatı görmek ve atıla atıla yalama edilen sloganları dinlemek istemiyorum.
Artık halkımız yalama olmuş söylemler ve hareketlerle süslendirilmiş bu sahneleri tekrar tekrar görmek istemiyor. Haber dinlemekten nefret eder hale geldi. Duyarlılığını yitirmeyenlerin ruhsal dengesi bozuldu; kendini çaresiz hissedip, sonuçlarını görmekten kaçanlar ise akşam sabah, padişahlarımızın yatak serüvenlerini işleyen ve buna benzer diziler denizine dalmakta buldu çareyi…