- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#korku
İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar. Hatta abartıyorlar bile, süslüyorlar, büyütüyorlar. Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar. Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok. Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar. Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı. Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.
Bana yalan söylemeni isterdim aslında... Çünkü insan ancak kaybetmekten çok korktuğu bir şey için yalan söyler.
Neyden korktuğunun, onun ne kadar güçlü olduğunun bir önemi yok. Asıl güçlü olan içindeki korku.
İşte sonum geldi… Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
...beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni..."
Umutsuzlukla ilgili temel sorun, kendi kendini gerçekleştirmesidir. En kötüsünden korkan insanlar onu davet etme eğilimindedir. Düşen kafalar, yeni açıklıklar için ufku tarayamaz.
İnsan varoluşunun içinde yatan olasılıklardan bir şeyler hissetmeden var olabileceğimizden korkmaya ihtiyacımız var.
İnsanlar artık öyle bir yere gelmişler ki, kalplerinin seslerinin dinlemeye daha doğrusu korkmaya başlamışlar. Çünkü kalplerinin kırılacağından korkuyorlar. Bence sevginin en büyük düşmanı nefret değil, ego ve korkudur. İnsanlar egosunu kaybetmekten korkuyorlar. Korku öyle bir şey ki nefretten daha kötüdür.
Çocukluktaki korku bir asi gibi, daima içindeki hücrelerde, itiyor, çekiyor, koruyor ve dolaşıyor.Ben korkularımı yenmeme rağmen, fark ettim ki hala içimdeki devlete korku bitmemiş.
Korkularını, olumsuzlukları, cehaleti, ön yargıları, tereddüdü, rekabeti, para hırsını, kıskançlığı ve bu tür duyguları yenmekle, gücünün kaynağını kendinde bulmayı başarıyorsun.
Ben babamdan korkardım, korkuyla severdim, o da babasından korkardı, belki de o neslin saygı kavramı korkmanın yolundan geçiyordu.
Ben kendimi kanıtladıysam, korkmadığım için kanıtlayabildim. Bunu okuyanlar da korkmasın.
Komünizmden korkuyorlar! Tamam, zengin korksun! Bunda şaşılacak bir şey yok. Toprak ağası korksun, borsacı, banker, spekülatör, soyguncu, kabzımal, köle taciri, kalpazan, yağmacı din bezirgânı, üfürükçü, üçkâğıtçı, cennette arsa pazarlayan molla korksun! Korkması uyanıklığından! İyi de fukara niye korkar? İşsiz, aşsız emekçi, topraksız ırgat, evsiz barksız adam, kırbaçlanan köle neden korkar? Bu korkunun beyinle açıklaması ne? 'Cehalet' demek aptallığa 'masumiyet' kazandırmak olur!
Ahlâk, eleştiren elleri ve işkence aletlerini kendisinden uzak tutmak için sadece her türlü korku aracına hükmetmekle kalmaz: Onun güvencesi, kullanmasını çok iyi bildiği bir tür göz boyama sanatında yatar: nasıl “coşturulacağını” bilir. Sık sık, tek bir bakışla eleştirici iradeyi felç etmeyi, hatta kendi tarafına çekmeyi başarır.