KKTC ilk defa resmi ismiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak uluslararası bir organizasyonda yerini aldı. İslam İşbirliği Teşkilatı'nda da bildiğiniz gibi gözlemci üyeyiz fakat oradaki adımız Kıbrıs Türk Devleti, dolayısıyla bu gözlemci üyelik bizim için çok daha anlamlı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eylül ayı sonunda BM Genel Kurulu'nda 'KKTC'yi tanıyın' çağrısı sonrasında gelmiş olmasını da çok anlamlı buluyoruz. Ve gözlemci üyeliğin tam tanınmaya giden yolun bir başlangıcı olduğunu değerlendiriyoruz ve çok mutluyuz.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#kktc
Doğu Akdeniz'de ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adil bir şekilde yer almadığı hiçbir denklem barış ve istikrar üretemez.
Kuzey Kıbrıs'a yapılan adaletsizliği hazmetmek mümkün değil. Artık kendi göbeğimizi kendimiz kesmek durumundayız.
Şu anda Kıbrıs'ın yüzde 36'sı KKTC'nin yaşam alanıdır. Belli bir oranda bu tür toprağı verebiliriz. Tabii biz garantör ülke olarak tavsiye ederiz, KKTC bu yaklaşımı gösterir. Buranın çözüme kavuşturulması çok çok daha önemlidir.
KKTC, mutlak suretle yaşamalıdır. Artık ne geriye dönüş vardır ne de bunu yapmak bize ve bizden sonra gelecek nesillere yakışan haysiyetli bir durum olur. Dünyada insanoğlunun elde ettiği en önemli başarı, kendi devletini kurmak ve bağımsızlığını eline alabilmektir. Doğu Akdeniz'in bu kadar stratejik önem arz ettiği bir dönemde, Doğu Akdeniz'deki stratejik çıkarları açısından Kıbrıs Türkü ve KKTC, Türkiye'nin olmazsa olmazıdır.
Kapalı Maraş'ın açılması için yapılan çalışmalar, Kıbrıs Türkünün statükoyu kabul etmeyeceğinin kanıtlarından birisidir. Kapalı Maraş'ın açılması laftan ibaret değildir.
Bizim şu anda yapacağımız kendi ekonomimizi, kendi devletimizi daha da güçlendirmektir. Çünkü Doğu Akdeniz'e baktığımızda Türkiye ile birlikte, mavi vatanda, hava sahasında her yerde ulusal menfaatlerimizin ve daha da güçlü bir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kökleşmesi gerekiyor.
Türkiye bizim ana vatanımızdır. Benim siyasi hayatım hep bunu söyleyerek geçmiştir. Gençleri ana vatan sevgisiyle yetiştirmeye çalıştım. Hep şunu söyledim, 'ana vatansız KKTC olmaz. Türkiye Cumhuriyeti olmadan bizim o topraklarda huzur ve güven içerisinde yaşamamız mümkün değil. Nitekim bunu 1974'te gördük. Bugün de görüyoruz. Bu nedenle KKTC makamları ile Türkiye'deki makamların iş birliği içerisinde olması, mühim olan bu diyaloğu ve iş birliğini sürdürmektir. Türkiye ne kadar güçlüyse biz o kadar orada huzurluyuz. Gelecek endişesi yaşamadan varlığımızı sürdürüyoruz. Zaman zaman çatlak sesler çıkabilir. Bu her ülkede, toplumda olan ara sıra çıkan seslerden bir tanesi de bizde çıkıyor. Bu Kıbrıs Türkünün de bu şekilde düşündüğü anlamına gelmez. İstisnalar hariç. Dolayısıyla yarınlarda da beraber olacağımız inancı içerisinde biz hep ana vatan-yavru vatan ilişkilerinin kardeşlik ilişkileri içerisinde devam ettirilmesinden yanayız.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varlığı ortadan kalkacak olursa, bu Türk topraklarına saldırı olacaktır. Çünkü KKTC Türkiye’nin uzantısıdır. Hem Türkiye için hem de Doğu Akdeniz için Kuzey Kıbrıs’ın ne kadar önemli olduğu haritaya bakılınca görülür.
KKTC'nin ruhsat sahalarında, Türkiye'nin deniz yetki alanlarında inceleme yapmak, onlardan istifade etmek için çalışmak bizim hakkımızdır.