Dilini çağdaş atılımlara ve yeniliklere parelel olarak geliştiremeyen her millet, er ya da geç, toplumsal kimliğini yitirir ve etkisi altında kaldığı dilin kültürünün egemenliği altına girer.
- Henüz kategori yok.
-
3 Nisan 2026 Cuma Namazı Vakitleri ve Kılınışı: Diyane…03.04.2026
-
Diyanet 3 Nisan Cuma Hutbesi: Ümmet Bilinci ve Birlik …03.04.2026
-
3 Nisan 2026 Ankara Cuma Namazı Saati ve Kılınışı Deta…03.04.2026
-
Kayseri'de Ezan Vakitleri ve Kent Yaşamına Etkileri Me…03.04.2026
-
AÖF Sınav Giriş Belgeleri Erişime Açıldı: 2026 Vize Ta…03.04.2026
-
Bakanlık Sahte Gıdaları İfşa Etti: Eker Peynir Dahil B…03.04.2026
-
Leyla The Band, 13 Yıl Aranın Ardından Sahnelere Geri …03.04.2026
-
LGS Sınav Tarihi Resmen Değişti: Yeni Tarih 13 Haziran…03.04.2026
-
Emekli ve Memur Maaş Zammı Hesapları: Temmuz 2026 İçin…03.04.2026
-
Mert Hakan Yandaş Bahis Soruşturmasında Hakim Karşısın…03.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#kimlik
Biz hiçbir kimlik ayırımına dayanmadan, hiçbir ülkeyi hasım olarak görmeden, cumhuriyetimizin ilk dönemlerinde olduğu gibi ülkemizde ve dünyada barışı içinde yaşamak istiyoruz.
Elinizi vicdanınıza koyun, bu ülkede Fars ya da Arap mimar, sanatkâr tarafından yapılmıştır diye bir sanat eserini göndünüz mü?
Kimsenin beynime bir şey yerleştirmesine ya da olduğum kişiyi yok etmesine izin veremem.
Ben esas itibarıyla Türkiye için yazarım. Türkiye için yazan birisiyim ve kendimi Batı'ya beğendirmek umurumda değil.
...Kız çocukları zaten çoktan kadın olduklarından kadın olmaya ihtiyaç duymazlarken oğlan çocukları bir türlü olamadıkları erkek haline nasıl gelebileceklerini bilmezler.
Boşuna değil bu telaşlı sessizlik, Bu gök çatlaması gece vakti, Ve haykırışlarımız, Biliyorum yine sizlerden uzak, Yine yaralı bir kuştur kimliğimiz.
Zaten hayat da öyle değil mi, hangi sorunu ötekisinden ayırabiliyoruz ki. Ya da hangi kimliğimiz diğer bir kimliğimizden ayrı yaşıyor?
Kürt'üz sonuna kadar, Kürt'üz sonuna kadar, vallahi Apo'yu özledik. Kürt'üz ölene kadar, Kürt'üz sonuna kadar, vallahi biz dostu özledik.
Kendimizi sevmiyoruz. Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dede’yi, Wagner olmadığı için, Yunus’u, Verlaine, Bâki’yi, Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz. Uçsuz bucaksız Asya’nın o kadar zenginliği içinde, dünyanın en iyi giyinmiş milleti olduğumuz halde çırçıplak yaşıyoruz. Coğrafya, kültür, her şey bizden bir yeni terkip bekliyor; biz misyonlarımızın farkında değiliz. Başka milletlerin tecrübesini yaşamağa çalışıyoruz.
Gördüğüm şehirler içinde Bursa kadar muayyen bir devrin malı olan bir başkasını hatırlamıyorum. Fetihten 1453 senesine kadar geçen 130 sene, sade baştan başa ve iliklerine kadar bir Türk şehri olmasına yetmemiş, aynı zamanda onun manevi çehresini gelecek zaman için hiç değişmeyecek şekilde tespit etmiştir.
Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.
Müslümanlar isimlerinden başka her şeylerini kaybetmiş vaziyetteler maalesef. O isimleri belki bir işe yarar. "Bu dinin kaynakları nelerdir?" deyip bir gün Kuran-ı Kerim'e bakma ihtiyacı duyarlarsa hem kendilerini kurtarmış olurlar hem de dünyayı kurtarma imkanları ellerine geçmiş olur.