Amcası ya da dayısı diye Ebu Leheb'ten ayrılamayanlar, Hz. Muhammed'le(sav) birlikte olamazlar.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#hz. muhammed
Ümmetlerin cevahir madenlerinden çıkardıkları bütün lâ'l ve inciler Mustafa'nın (gazada kırılan) tek inci dişinin diyetidir.
O'nun aşkı ile gönlü mahzun olan her sîne ne bahtiyardır! Mustafa'nın yoluna kurban edilen can,ne aziz bir candır!
O Peygamberlerin Padişahıdır. Diğer peygamberler O'nun ordusudur. Yaradılıştan maksat O'dur. Bu kevn-ü mekân O'nun yüzü suyu hürmetine yaratılmış bir tufeyldir.
Her dertli, mihnete tahammül için biraz gönlünde kuvvet buluyorsa bu kuvvet Mustafa'dan gelir. Onun için her dertli O'na minnettardır.
Gönlünü ve canını O'nun aşkına veren kimse ne kahramandır! Düşüncesi daima Mustafa olan kimse ne huzur ve rahat içindedir.
Güneş Mustafa'nın yüzünün aynasının bir aksidir. Her iki âlem, Mustafa'nın bir kılına bağlanmıştır.
...Evvela şunu sana söyleyeyim ki, Hazreti Peygamber siyaseten adam öldürtmüştür. Ka'b bin Eşref Müslümanların aleyhine hicviyeler düzdüğü için Peygamber'in emriyle öldürülmüştür.
İslâmiyet’i bütün dünyaya yaymakla görevli olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), diğer devletlerle olan münasebetlerinde diplomasi kaidelerine de fevkalâde önem veriyordu. Hicretin 7. senesinde, başta Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Kayzer olmak üzere, dünyanın büyük devlet adamlarına ve komşularına kendilerini İslâm’a davet eden mektuplar göndermişti. Bu mektuplarda, diplomasiye tam riayet edildiğini ve mektupların, Kur’an’dan muhatabın durumuna göre alınan âyetlerle bezendiğini görüyoruz.
Her peygamber, kendi zamanında, kendi mekanında, kendi kavminin hepsinden, her bakımdan üstündür. Muhammed aleyhisselam ise her zamanda her memlekette, yani dünya yaratıldığı günden kıyamet kopuncaya kadar, gelmiş ve gelecek, bütün varlıkların, her bakımdan en üstünüdür. Hiç kimse, hiçbir bakımdan Onun üstünde değildir. Bu olamayacak bir şey değildir. Dilediğini yapan, her istediğini yaratan, Onu böyle yaratmıştır. Hiçbir insanın Onu methedecek gücü yoktur. Hiçbir insanın Onu tenkit edecek iktidarı yoktur.