Hapishanelerimizin tarihi, bir açıdan mizahımızın tarihidir. Ve mizah en barışçıl silahımızdır.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#hapishane
En zor hapishane, insanın kafasında yarattığı hapishanedir ve ilk fırsatta yıkılmalıdır, hayatı daha iyi kavrayabilmek için.
Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki, ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.
Açıktır ki başka türlü ilerleyemediklerinde silahlarına, göz yaşartıcı bombaya, el bombasına sarılacaklardır.
Ve tabii ki,
hapishaneler siyasal tutsaklar için ağırlaştırılacak.
Hiçbir şey söylemiyor, ama elinde öğlen yemeği için getirdiği bir tabak var. Masanın üzerine bırakıp gidiyor. Kilitliyor. Yeniden sessizlik.
Ah, işte hafif bir hışırtı: Kapı açılıyor, bir gardiyan görünüyor. Ve bana sanki saydammışım ve burada yokmuşum gibi bakıyor.
Silahlanmayan ölür, ölmeyenlerse canlı canlı cezaevlerine, ıslahevlerine, toplu konutların kasvetli betonlarına gömülür.
Beni bu akvaryuma kapatmanızın tek nedeni var… Hayır, sizin yaşamınızı onaylamıyorum.
'Tabii, kızıyorum. Çok, çok kızgın ve öfkeliyim. Yapmadığım bir şey için kilitlenmeyi sevmiyorum ve özgürlüğümün götürülmesini sevmiyorum ve hayvan gibi davranılmayı sevmiyorum ve insanların etrafta dolaşıp arzu dolu gözlerle bakmasını sevmiyorum sanki bir çeşit tuhaf gibiyim, çünkü değilim.
İnsan kendi hapishanesinde tutuklu bir varlıktır ve bu tutukluluğunu her yere beraberinde taşır. Kaçamaması bu yüzdendir işte.
Hücrem günlerden beri buz gibi... Dışarıda kış havası var. Diğer tutukluların hücreleri ise aşırı derecede ısıtılıyor. Cumartesi öğlen soğuk yemek verdiler, çay bile ılıktı. Çay o kadar ilâçlıydı ki içemedim. Doktora başka çay getirilmesini söyledim ama getirmediler. Dün gece yine soğuk yemek verdiler. Diğerlerine sıcak kahve verdikleri halde bana çay bile vermediler. Yirmi dört saat yiyecek hiçbir şey vermediler.
En büyük kahramanım Nelson Mandela. Ne adam ama. 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı, 1990 yılında serbest bırakıldı ve yeniden işe alınmadı. Sanırım düz gidiyor, bu da hapishanenin işe yaradığını gösteriyor.
Kendi etinden ve kalbinden bir parça demek olan bir insanı, ümit ve şerefin mezarı demek olan bir hapishanede bırakmıştı.
Hapishane bizim için bir güç kaynağıdır, moralimizi, ilkelerimize bağlılığımızı ve davamızdaki ısrarımızı arttırır. Hapis hür yaşadığımızın, hür yaşayacağımızın ve hür öleceğimizin sembolüdür. Bizi hapisle korkutacaklarını sanıyorlarsa, asla bunu yapamayacaklardır.
Toplumda önemli bir konuma sahip olan biri, daha büyük ve daha süslü bir hapishanededir. Küçük bir mevkii olan zindandadır. Hiçbir mevkii olmayan insan, geçimini rahat sağlıyorsa ya da en azından kimseye ihtiyaç duymuyorsa, özgür olan tek insandır.
Bir insan bir kere hapse düştü mü, artık ne kendini aynı gözle görebiliyor, ne öteki insanları. İşleri tıkırında giden dışarıdaki o 'namusu-bütünler' içeri girip çıkmış birisine burun kıvırıp geçerler. Ama o 'namusu-bütünler' bir bataklığa saplansalar, içeri girip çıkmış birisi onlara daha onurlu davranır.