Gerçek: karşısında insanların birbirleriyle farklı düşüncelere sahip olamayacağı tek şeydir.
- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#hakikat
Ey yüce gönüllü yalan! Gerçek hiç sana tercih edilebilecek kadar güzel olmuş mudur?
Aslında saray mensubu nedir? O, kralların ve insanların talihsizliğinin onu gözlerinden gizlemek için egemenle hakikatin arasına koyduğu bir adamdır.
Bir Hıristiyan inancına bu üç gerçek ile sarılmalıdır: Kutsal Yazıtların gerçekleriyle, içgüdüleriyle keşfettiği gerçeklerle ve yanılmaz akıl zenginliği ile. Dalkavukluk geçimini sağlamaktansa bu üç gerçekle acı içinde ölmek daha iyidir.
İyi ölmek, yanlışla yaşamaktan iyidir (...) ölümden korkan hayatın tadını kaybeder; hakikat her şeyin üstesinden gelir, ölüm üstesinden gelir, çünkü ona hiçbir zorluk çıkmaz, adaletsizlik dayatılmaz.
Bir bilim adamı olmanın bana öğrettiği bir şey varsa, o da hiçbir şeyden asla kesinlikle emin olamayacağınızdır. Gerçeği asla bilemezsiniz. Ona yalnızca yaklaşabilir ve her seferinde ona biraz daha yaklaşmayı umabilirsiniz. Gerçeğe doğru özyineleme (iterasyon) yaparsınız, onu bilmezsiniz.
Daima doğruyu söylerim. Ama doğrunun tamamını değil. Çünkü doğrunun tamamını kimse söyleyemez. Her şeyi söylemek imkânsızdır. Yeterince kelime yoktur. Doğruyu, gerçek olana yaklaştıran da bu imkânsızlıktır.
Eski ve yeni dünyada en geçerli ve güçlü sözlerin hangi fabrikalarda işlendiğini anlayanlar, gerçeği sezmiş olurlar...
Esasında hayatta iki şey vardır: Bilim ve şahsi düşünceler. İlki bilgiye yol açar, ikincisi cehalete.
Doğruyu arayan sadece eskilerin yazdıkları üzerine çalışan ve doğal içgüdüleriyle onlara güvenen değil, aksine onlara olan inancını dizginleyen ve onlardan öğrendiklerini sorgulayan, tartışan ve gözlemleyen, ve doğuştan kusurlu ve bozuk olan insanoğlunun söylemlerine bel bağlamayandır. Bundan dolayı önceki alimleri araştıran kişinin görevi, eğer ki amacı hakikati bulmaksa, kendini tüm okuduklarının düşmanı olarak görmek ve aklını kullanarak okuduğu içeriğin özüne ve kapsamına her açıdan saldırmaktır. Ve aynı zamanda bunları yaparken kendinden de şüphe duymaktır, ki böylelikle önyargıya ve kayırmaya düşmekten kurtulabilsin.
Hiçbir şey varlığı ne gösterilebilen ne de incelenebilen belirli şeyler hakkında konuşmaktan daha zor ya da daha fazla gerekli değildir. Ciddi ve dürüst insanların en belirgin özelliği var olan şeylere onların var oluşa ve doğuşa bir adım daha yakınlaştırıcı olarak yaklaşmalarıdır.