- Henüz kategori yok.
-
İstanbul Bahçelievler'de Otel Odasında İşlenen Kadın C…06.04.2026
-
Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgasıyla Türkiye'de Sı…06.04.2026
-
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 21 Daimi İşçi Alımı Yapa…06.04.2026
-
MGÜ Bestecilik Bölümü'nün Kapatılma Kararı Gündemde: K…06.04.2026
-
Gheorghe Hagi'nin Romanya Milli Takımı Sözleşme Detayl…06.04.2026
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#güç
Uçurumu gören, ama kartal gözleriyle bakanda, uçurumu kartal pençeleriyle kavrayanda vardır yürek.
Ahlâk, eleştiren elleri ve işkence aletlerini kendisinden uzak tutmak için sadece her türlü korku aracına hükmetmekle kalmaz: Onun güvencesi, kullanmasını çok iyi bildiği bir tür göz boyama sanatında yatar: nasıl “coşturulacağını” bilir. Sık sık, tek bir bakışla eleştirici iradeyi felç etmeyi, hatta kendi tarafına çekmeyi başarır.
Psikolojik bir durum olarak nihilizme önce tüm olaylarda var olmayan bir anlam bulmaya çalıştığımızda ulaşmış olacağız. Böylece arayan muhtemelen cesaretini kaybedecektir. Nihilizm bu durumda güç israfının kabul edilişi, yararsızlığın sancısı, güvensizlik, kendine hakimiyeti geri almak ve yeniden edinmek için her türlü imkandan yoksunluk - kişinin sanki kendini fazla uzunca bir süre aldatmış gibi kendi kendinden utanmasıdır.
Roma kendine ihanet etti. Gerçeği biliyordu ve şiddeti seçti, insanlığı biliyordu ve zorbalığı seçti.
Kamu maliyesinin temel kaygısı, başlangıçtan itibaren en fazla parayı en az direnişle toplamak olmuştur.
Yeryüzünde değişmesi gereken her şeyi değiştirecek güce sahip olduğumuzu düşünüyorduk. Haklıydık da...
Bir ulusun yozlaşan bütün toplumsal güçleriyle beraber kirlenern hukuk da -dengeleyici rolünden ziyade- kendi asli amacının tersine hareket eden doymak bilmez bir unsura dönüşür. Suçu denetim altına almasını beklediğimiz hukukun bizzat kendisi, cezalandırılması gereken bir zorba haline gelir.
Şimdiye kadar yasa yapma hakkı hep küçük bir kesimin elinde olduğu için , yasal gasp küçük bir azınlığın çoğunluğa uyguladığı zulüm olarak karşımıza çıkmıştır.
Yasa artık mazlumların sığınağı değil , zalimin koludur. Kanun artık kalkan değil, Bir Kılıçtır.
Sömürgecisine itiraz edemeyen hep kardeşine düşman kesilir ve gücünü ona göstermeye çalışır.
İnsan nezaketi, özgür bir halkın dayanıklılığını asla zayıflatmadı veya liflerini yumuşatmadı. Bir ulusun sert olması için zalim olması gerekmez.