Matbuat; banka ve inşaat oligarşisi tarafından kapatılmış, gerçek anlamda kirli para kanalizasyonu haline gelmiş 'büyük' gazeteciler, sadece ve sadece büyük devletlerin düdüğü olmuştur.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#gazeteciler
Bakın, “büyük” gazeteciler ahmaktır, diyorum, artık bakamıyorlar. Bir, Milliyet genel yayın yönetmeni öldürüldü, Milliyet satıldı. İki, Hürriyet genel yayın yönetmeni öldürüldü, Hürriyet satıldı. Üç, Milliyet satıldı, satın alan aldığına pişman edildi, hapse girdi, bu satış sırasındaki hükümet düştü. Satın alan Korkmaz Yiğit’i korkuttular ve yiğitlikten döndürdüler. Demek ki Hürriyet ve Milliyet sahiplikleri çok önemlidir. Bana göre bu işe Dünya Yahudi Partisi karışmaktadır. Müdahale etmektedir. Demek ki buraya bakıyoruz ve ben başka açıdan bakıyorum.
Bir ülkenin demokrasiye bağlılığının en önemli ölçütlerinden biri, basın özgürlüğüne ve gazetecilere verilen değerdir.
Ben Emin Çölaşan'ı bitirmiş adamım! Bunlar Emin Çölaşan'ın yamağı olamaz! Ama bunları da bitireceğim inşallah. Şu seçim bir geçsin, bunlara Türkiye'yi dar edeceğim!
Ancak benim anlatmak istediğim şudur: "O tarihte 12 Eylül'ü böyle onayladınız, yıldönümlerinde hatırlatma yaptınız. Peki neden 1984'den sonraki dönemde, özellikle 1990'larda neden bir tek yazı kaleme almadınız? Neden 12 Eylül'ün karşısında olan belli çevreler ağır eleştiriler yöneltirken, Silahlı Kuvvetleri ve komuta kademelerini suçlarken, siz karşı çıkmadınız? Onlara gerekli cevabı vermediniz?"