#eleştiri

Adam gibi bir ülkede yaşamış olsaydım, şimdiye kadar her biri uluslararası sayısız ödül sahibi beş filmim olacaktı. Tam beş film. En az beş film. Oysa hırsızlığın servet, namussuzluğun ödül, başarının ceza olduğu bir garip ülke burası. İki eliyle önündekini doğrultamayanların yönettiği bir ülke. Ağzımı bozmadan kalkıp senaryomu bitirmeliyim.

Türkiye’de bir sürü mahalle var ve herkes mahallesinin liderine kayıtsız şartsız biat halinde...Ve verilen emri sorgulamadan yerine getirmek... Özgür, bağımsız hareket etmeyi bilememek, becerememek... Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyememek... Eleştirememek, eleştiriye tamamen kapalı olmak...

2004'te demişiz, bütün dış politika metinlerine yazmışız, Kılıçdaroğlu yeni fark etmiş. Kılıçdaroğlu'nun problemi ne biliyor musunuz? Okumuyor, okuma özürlü. Bir de hafıza özürlü. Dışişleri Bakanıyken bir gazeteci mülakatta kendisine sordu, 'Davutoğlu'nu çok eleştiriyorsunuz, acaba kitabını okudunuz mu?' dedi. Dediği şey şu, 'Okumadım ama özetini verdiler.' Okuma özürlü, özetten kitap anlaşılır mı?

Geçenlerde Türkiye'ye geldiler. Adamı maymuna çevirdiler. Bunu da söylemem lazım. Koskoca Kevin Costner Türkiye'ye geliyor. Kucaktan kucağa dolaşıyor. Hiç hoşlanmadığım şeyler. (Sert bir bakış atar ve ardından) Bir daha olmasın sevgili Kevin Costner... Şu an rejideki arkadaşlar diyor ki Kevin Costner benim ifadelerime çok bozulmuş. Bozulmazsan adam değilsin sevgili Kevin Costner...

Liste
Yükleniyor…