Kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir.
- Henüz kategori yok.
-
Bakan Gürlek'ten 12. Yargı Paketi Güncellemesi: Çocukl…09.04.2026
-
Sürmene'den Burak Yörük ve Erdem Şanlı'ya Anlamlı Hedi…09.04.2026
-
Uluslararası Tepkilerin Ardından Mescid-i Aksa İbadete…09.04.2026
-
Tarsus Ticaret Borsası, Bölge Ekonomisinin Güçlü Aktör…09.04.2026
-
Resmi Gazete'de Yayımlandı: Bekçilik Mesaisine Yeni Sı…09.04.2026
-
Erzurum'da Bahar Sürprizi: Kar Yağışı ve Palandöken'de…09.04.2026
-
TÜRK HAVA YOLLARI (THYAO) Hisseleri: Güncel Piyasa Per…08.04.2026
-
Çorum Bayat'ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi08.04.2026
-
AÖF Bahar Dönemi Sınav Sonuçları ve Gelecek Sınav Takv…08.04.2026
-
Serdar Ortaç'tan Duygusal Canlı Yayın: Hayranlarından …08.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#eleştiri
Vatanseverlik, özünde -sadece orada doğduğu için- bir ülkenin en iyi ülke olduğuna inanmaktır.
Yazdığım şey üzerine konuşmayı çok seven birisi de değilim zaten ama bunun ötesinde beceremiyorum da. Konuşmam istendiğinde de sırf o zamanı doldurmak için boş laflar ederken bulabiliyorum kendimi. O yüzden yazılanlarla ilgili başkalarının ne düşündüğü daha önemli galiba.
Tiyatro sevmiyorum ama sizin yaptığınız işi seviyorum diyenler var, küfür mü, iltifat mı belli değil, ama ülkemizde böyle bir şey var.
“El Halil Anlaşması“'ndan sonra Clinton yönetimiyle çok kısa bir balayı dönemi yaşandı. Clinton bana, zor bir karar verme konusundaki “cesaretimden” ötürü beni öven bir mektup gönderdi. Arafat'a da benzer bir mektup gönderdi. Arafat'ın gösterdiği tek cesaretin, kontrolüne verdiğimiz Filistin mahallelerini alma cesareti olması nedeniyle bunun tuhaf olduğunu düşündüm. Ama bu açıkça olabileceği kadar iyiydi. Beyaz Saray İsrailli gazetecilere "Netanyahu ve Arafat ABD'nin müttefikidir" dedi. Bu inanılmazdı. ABD'nin en sadık müttefikinin demokratik olarak seçilmiş lideri ile yüzlerce Amerikalıyı katleden bir terör örgütünün lideri eşit muameleye tabi tutuldu..! Ancak o günlerde Washington'un diplomatik zihniyeti böyleydi. Yönetim çift namlulu miyopiden muzdaripti. Washington; Filistinlilerle olan çatışmamızın özünde Filistinlilerin herhangi bir sınırda bir Yahudi devleti tanımayı ısrarla reddetmesi olduğunu görmeyi reddetti. İkincisi, İsrail hükümetinin, başbakanın her an en zayıf çoğunluk tarafından devrilebileceği parlamenter sisteme bağımlı olduğu gerçeğini gerçekten içselleştirmeyi reddetti.
Kitaplar öldürücüdür, kitaplar insan ırkının lanetleridir, mevcut kitapların onda dokuzu saçmadır ve okunabilecek kitaplar da bu saçmalığı ispat edenleridir.
Mevcut kitapların onda dokuzu saçmadır ve okunabilecek kitaplar da bu saçmalığı ispat edenleridir.
Bir insan hakkında fıkralar üretilmeye başlandı mı, artık onun istifasının zamanı gelmiş demektir.
Sonunda annelerimizin sütünden kesilsek, bireysel sorumluluklarımızla yüzleşip büyüsek de toplamda insanlık olarak hiçbir zaman büyümüyor ve “tabiat ana”nın sütünden kesilmiyoruz. Onun sütünden kesilmemiz demek bu gezegendeki varlığımızın sona ermesi demek. Etinden, sütünden, derisinden sonuna kadar arsızca yararlandığımız ve kendimizden aşağı gördüğümüz ineklerle ilişkimiz bunun en somut örneği gibi geliyor bana.
Her ne kadar şehirlerde yaşıyor olsak da, her şeyimizle doğanın kaynaklarına bağımlıyız. İnsanın sanayi devriminin ardından evrimini kendi ellerine almasıyla birlikte bu gezegende bir kansere dönüştüğü düşüncesine büyük ölçüde katılıyorum. Göründüğü kadarıyla insanlık, gezegendeki bu kolonileşmiş varlığıyla, yerleştiği bünyeyi çökerttikten sonra kolonileşeceği başka bünyelere (yeni dünyalara) sıçramaya güdümlü bir virüsten pek farklı değil.
Kriz bize dokunmaz... Keriz ile kriz arasındaki doğru orantıdır aynı zamanda bu... Birincisi çoksa... İkincisi yoktur...
Batı, sömürü kültürüdür. Siyonist Batı, önce kendi insanını, sonra başkalarını sömürerek servet ve güç kazanmıştır. Bu sömürüde daima bir taşla bir-kaç kuş vurma planı yapar. Kapitalizm, “en düşük maliyetle en yüksek kar”ın hedeflendiği rasyonalite anlayışına dayanır.
İran olacağımızı düşünmedim, daha beter olacağız. Çünkü İran’da hiç olmazsa çok derin bir edebiyat bilgisi, çok derin bir musiki var. Biz de sadece sığ bir muhafazakarlık var.
Dünya kötü bir Hollywood filmine evrilirken savaşı bitirmek için bir şey yapılmıyor, silah tacirleri klişelerdeki gibi yaşıyor.
Sizin küçücük oğullarınıza tecavüz etseler, "bir kereye mahsus, boşver" der miydiniz? Artık midem kaldırmıyor.
Ben diktatör olsam meydanlarda dolaşamasınız! Diyordu. Evet meydanlarda dolaşamıyoruz. Çünkü ölüyoruz.
"Biz hayat boyu doğalgazla yaşamadık, bu millet çileye alışıktır!" diyen Erdoğan 1150 odalı saray'da yaşıyor.