Maalesef inanan bir insana nazikçe şunu sormanın yolu yoktur: Bütün hayatının kocaman bir yanılgıdan ibaret olma ihtimalinin olabileceğini hiç düşündün mü?
- Henüz kategori yok.
-
Tarsus Ticaret Borsası, Bölge Ekonomisinin Güçlü Aktör…09.04.2026
-
Resmi Gazete'de Yayımlandı: Bekçilik Mesaisine Yeni Sı…09.04.2026
-
Erzurum'da Bahar Sürprizi: Kar Yağışı ve Palandöken'de…09.04.2026
-
TÜRK HAVA YOLLARI (THYAO) Hisseleri: Güncel Piyasa Per…08.04.2026
-
Çorum Bayat'ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi08.04.2026
-
AÖF Bahar Dönemi Sınav Sonuçları ve Gelecek Sınav Takv…08.04.2026
-
Serdar Ortaç'tan Duygusal Canlı Yayın: Hayranlarından …08.04.2026
-
Ekonomik Normalleşme ve Yatırım Hamlesi: Türkiye'den Y…08.04.2026
-
Bitcoin Getiri Ürünlerinde Volatilite ve Çıkışlar: BTC…08.04.2026
-
Brent Petrol Piyasasında Çok Yönlü Beklentiler: Kurum …08.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#eleştiri
Üç ay içinde Suriye anayasasının değişmesini istediler. Türkiye'nin anayasa değişikliği on yılda yapılamadı. On yılda yapamadığınızı nasıl benden üç ayda istersiniz?
Sevginin ne olduğunu anlıyorum ve bu bir daha asla Hıristiyan olamama nedenlerinden biri. Aşk kendini inkar değildir. Aşk kan ve ıstırap değildir. Aşk oğlunu kendi özelliğinizi yatıştırmak için öldürmüyor. Sevgi nefret ya da gazabı değildir, milyarlarca insanı eziyete boyun eğdirir, çünkü egonuzu kızdırırlar ya da kurallarına uymazlar. Sevgi itaat, uygunluk veya teslimiyet değildir. Otorite, ceza veya ödüle bağlı sahte bir aşktır. Gerçek aşk, sağlıklı, korkusuz bir insan tarafından özgürce verilen saygı ve hayranlık, merhamet ve nezakettir.
Eski Ahit'in Tanrısı tartışmasız tüm kurgunun en tatsız karakteridir: kıskanç ve onunla gurur duymak; küçük, adaletsiz, affetmez kontrol-ucube; kindar, kana susamış bir etnik temizleyici; Misoginistik, homofobik, ırkçı, infantisidal, soykırım, filicidal, haşere, megalomanyak, sadomazoşist, kaprisli olarak kötü niyetli kabadayı.
Her halükarda, İsa'nın zamansal ıstırapları tüm insan ırkının acıları ile nasıl kıyaslanabilir? İsa doğum acısını yaşar mıydı? İşgücüne giden milyarlarca kadın, daha fazla hayat veriyor, değerin çarmıhta bir kaç saat kendi kendine emdiği kanamadan çok daha fazla besleniyor.
İsa'nın kısa hayatı, Hıristiyanlığı eleştirmek için zulüm gören ya da“ cadıların ”acı çeken, İncil inananlar tarafından yakılan, boğulan ve asılan acımasız hikmetlerin acısı ile karşılaştıramaz .
Günahın kavramı Kutsal Kitaptan gelir. Hıristiyanlık kendi yarattığı problemi çözmeyi teklif ediyor! Sana bir bandaj satmak için seni bıçakla kesen birine müteşekkir olur musun?
Her türlü büyülü, saçma ve ilkel öykülere sahip bir kitaba inanırsınız. yardıma ihtiyacı olanlar mı?
Türkçe'nin diğer bütün lehçelerinde mektep kelimesi kullanılıyor. Biz mektep kelimesini bıraktık, Fransızca'dan gelen ekol kelimesini kullanmaya başladık. Böyle çok sayıda kelime var. Türkçeleştirme adı altında müşterek kelimelerin birçoğunu ortadan kaldırıldı. Türkiye'de dil devrimi çok sert bir şekilde cereyan etti. Arap dünyasında, mesela Mısır'da da, İran'da da yine bizim dil devrimine benzeyen ama daha düşük yoğunluklu faaliyetler yapılmıştır. Mesela Mısır'da Türkçe kelimelerden Arapça'yı arındırmak için çalışmalar yapılmıştır. Bu sanki dışarıdan bir ortak aklın telkini gibi görünüyor. Müşterek kelimeleri mümkün olduğu kadar azaltmak isteniyor. Dolayısıyla bu Müslüman toplulukların ortak kelimelerini, ortak hafızasını mümkün olduğu kadar zayıflatmak isteniyor.
Avrupa Türkiye’ye karşı “ne içindesin sınırlarımın ne de dışında” siyaseti takip ediyor. Her Avrupalı olma hamlemiz, bir karşı saldırı ile püskürtülüyor. Son Avrupa sınırlarına dâhil edilme maceramız, 70 yıldır Avrupa Ortak Pazarı’ndan Avrupa Birliği’ne ayni minval üzre seyrediyor. Biz girmek için hamle üstüne hamle yapıyoruz, onlar almamak için her defasında yeni engeller çıkarıyor, mazeretler icat ediyor.
Kızların, erkeklere tapılası gözle bakması saçma. Ben öküzlere Hindistan'da tapılır sanıyordum.
Ben "AKP, NATO'dan çıkmayı konuşuyor" diye bir yazı yazdım. Başbakan bana hiç açıp sormadan ertesi gün Milliyet’ten birkaç gazeteci ile yaptığı bir toplantıda "Cüneyt haindir" diyor. Bu çok ağrıma gitti.
Bak Kamış kardeşim, Liberal görüşlü, dini bütün Zaman gazetesinin köşesini parsellemiş yazar sureti. Hayat senin kurguladığın gibi değil.
Propaganda kültürünü Goebbels’den almışa benzer çok insan var ülkemizde. Uyuşturucu bağımlılığıyla ateizm arasında pervasızca bağ kuruyorlar. Kendileri gibi düşünmeyen herkesi vatan haini ilan ediyorlar. Her kurum bu saldırıdan nasibini alıyor. Mensubu olduğum SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) de saldırı altında.
Gençlerimizi ne yapıp edip belli bir düzeye kavuşturmamız lazım. Ya burs alıyor borçlanıyor çıkar çıkmaz iş bulmadan borcunu öde diye bastırıyoruz çocuğa. Üniversiteye gelecek yurt meselesi. Yatacak yeri yok. Üniversitedeyken ben de yaşadım bu sorunu. Kaç yıl oldu hala bir şey değişmemiş. İki tane yurt yapmak... Saraylar yapıyoruz niye yurt yapmıyoruz ya?
Kurcalamaya kurcalamaya hepimizin defterleri öyle bir kirlendi ki sonunda farkına varmadan sefaletin kucağına düştük.
Cumhuriyet’in nimetlerinden yararlanmamış, hayranı olduğu Osmanlı devletinde yaşamış olsaydı; Rize’den İstanbul’a göç eden basit, sıradan bir adamın oğlu olan RTE, olsa olsa bir nezarette (zamanın bakanlıklarından birinde) imam kültürlü, sırtında yarım yamalak duran Avrupa giysileriyle sıradan, bir kapıkulu... ...Kasımpaşa’dan Babıâli’ye yaya gidip gelen bir kâtip olabilirdi...
Orhan Veli’nin “Bu düzen böyle mi gidecek?” dizesi her alanda olduğu gibi darbeleri araştırma komisyonu için de geçerli...