- Henüz kategori yok.
-
Brent Petrol Piyasasında Çok Yönlü Beklentiler: Kurum …08.04.2026
-
CHP'den TRT Haber'e Üsküdar Operasyonu Yayını Eleştiri…08.04.2026
-
Musiala'nın Zorlu Geri Dönüş Süreci: Bayern Yönetimi '…08.04.2026
-
Otomotiv İhracatı Mart Ayında Azalmasına Rağmen Liderl…07.04.2026
-
Gaziantep Adliyesi'nde Rüşvet ve Uyuşturucu Ağına Büyü…07.04.2026
-
Nilperi Şahinkaya'dan Eski Sevgiliye Milyonluk Vurgun …07.04.2026
-
MEB'den 2025-2026 Eğitim Yılı Yaz Tatili ve Karne Duyu…07.04.2026
-
Trump'ın İran Ultimatumu Gerginliği Tırmandırıyor: Anl…07.04.2026
-
Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali: Real Madrid - Bayern M…07.04.2026
-
Pegasus ve British Airways Seferlerinde Büyük Aksaklık…07.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#eleştiri
Kim mahkemeye veriliyorsa, hapis yatıyorsa, bir yerde yakalanıyorsa daha çok sanatçı oluyor.
Demokrasi onlar için helvadan yapılmış bir put gibidir. Onların keyiflerine göre ise iyidir ama eğer hoşlarına gitmeyecek bir netice ortaya çıkarsa müşriklerin eskiden helvadan yaptıkları putları yedikleri gibi, demokrasiyi de yerler.
Kardeşine gizlide öğüt veren onu süslemiş, açıkta (halkın önündü) öğüt veren de onu kötülemiştir.
Onno’nun hayatını kaybetmesinden sonra pop müziğindeki çıta düştü. Onno yaşıyor, Atilla Özdemiroğlu ve Garo Mafyan gibi isimler de piyasadan çekilmemiş olsaydı pop müziğinde bu denli fast food şarkılar yapılmaz, dezenformasyon yaşanmazdı.
Ne cenazemde ne de sonrasında 3 üydü 7 siydi 40 ıydı gibi bahanelerle yemek falan vermeyin. Siz etli pide yiyin diye ölmedim ben. Benim canım için yediğiniz her lokma boğazınızda kalır. Bilesiniz.
Öyle mevlit falan bahanesiyle hatim indirmeye arkamdan iyiliğim için dua falan etmeye kalkmayın, yaşarken yapmadığınız iyiliği ölünce yapmaya kalkmayın. Yemem.
'Şiddeti, vahşeti kınarken, o şekilde öldürülen hayvanları yemenize şaşırıyorum aslında.
Okul, işte öyle bir yerdir. Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okulda öğrenilemeyeceği gerçeğidir.
Tanrı'nın şefkatinden dem vuruyor, ama daha çok Tanrı'nın öfkesini ve asla taviz vermeyeceğini anlatıyorlardı.
Şu dünyada ipe sapa gelmez şeyler yapan insanların sayısı iyi şeyler yapan insanlardan çok çok daha fazla.
Ne de olsa burası resmî daire. Herkes işleri gereğinden fazla karmaşık hale getirdiği için alıyor maaşını.
Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyada gerçekten korkunç bir güç olduğuna inanıyorum.
Kişi kendi kusurlarını söylemekten hoşlanmaz, bu işi başkaları gereği kadar yapar zaten.
Ona göre İsrail, aklı fikri petrolün kaymağını yemekte olduğu için kendisiyle ilgilenmeye vakit bulamayan Arapların ortasında bir "gerçek erkekler" adasıydı. Alaycı, abartılı Arap aksanıyla, "İsrail şunu yaptı, İsrail bunu yaptı." diye sızlanırdı. "Öyleyse bir şeyler yapın, kardeşim! Harekete geçin. Madem Arapsınız, o halde Filistinlilere yardım edin!"
Avrupa soykırımdan bahsediyor. Soykırım Balkanlar'da olmuştur. Bulgar, Sırp, Yunan, bizim Türklerimizi katletmiştir, soykırım orada olmuştur. Ben Avrupa tarihine inanmam, Avrupa tarihi bizim tarihimizi tahrip etmiştir, benim bütün hayatım bu tahrifatı düzeltmekle geçti. Eğer herhangi bir şey için övüneceksem bunun için övünürüm. Avrupa'nın yalanlarını yüzlerine vuruyorum. Avrupa bize hiçbir zaman dost olmadı. Bugün de geleneksel düşmanımızın maşası halinde. Türkiye çok güçleniyor, Avrupa da bundan korkuyor ve bizi parçalamak istiyor. Çünkü Türkiye, Ortadoğu'da oldukça parçalayamaz, Türkiye'yi bağımlı yapamaz. Ama parçalayarak bağımlı yapmaya çalışıyorlar. Bizde AB sevdası var, AB bizi anlamıyor. Bizim diplomatlarımızın, hükûmetlerimizin, medyamızın bu rehaveti karşısında tekrar isyan damarlarım kalkıyor. Avrupa kapitalizmi, Avrupa'nın refahı Türkiye sayesindedir.(Balıkesir Üniversitesi'nde alkışlanan konuşmasından, 2006)
Doğa, hoşgeldin diyen kollarıyla uzanır bize ve onun kadınsı güzelliğinden haz almaya çağırır bizi; ama biz onun sükunetinden ürker, kalabalık kentlere akın ederiz ve orada tıpkı vahşi bir kurdun önünden kaçışan koyunlar gibi birbirimizi sıkıştırarak yaşarız.
Ağaçlar yerin gök üstüne yazdığı şiirlerdir. Biz onları devirir, kağıda çeviririz, üstüne kofluğumuzu kaydedebilelim diye.
Ramazanda oruç tutanlar midelerinden en şımarık ve en sevgili bir çocukmuş gibi hiçbir şey esirgemiyorlar.