- Henüz kategori yok.
-
TÜRK HAVA YOLLARI (THYAO) Hisseleri: Güncel Piyasa Per…08.04.2026
-
Çorum Bayat'ta 4 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi08.04.2026
-
AÖF Bahar Dönemi Sınav Sonuçları ve Gelecek Sınav Takv…08.04.2026
-
Serdar Ortaç'tan Duygusal Canlı Yayın: Hayranlarından …08.04.2026
-
Ekonomik Normalleşme ve Yatırım Hamlesi: Türkiye'den Y…08.04.2026
-
Bitcoin Getiri Ürünlerinde Volatilite ve Çıkışlar: BTC…08.04.2026
-
Brent Petrol Piyasasında Çok Yönlü Beklentiler: Kurum …08.04.2026
-
CHP'den TRT Haber'e Üsküdar Operasyonu Yayını Eleştiri…08.04.2026
-
Musiala'nın Zorlu Geri Dönüş Süreci: Bayern Yönetimi '…08.04.2026
-
Otomotiv İhracatı Mart Ayında Azalmasına Rağmen Liderl…07.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#değişim
Genel kural şudur:bir insanın doğuştan getirdiklerinin pek bir önemi yoktur. İnsanı insan yapan, kendisini nasıl değiştirdiğidir.
İnsanın gücü her şeye yetmez ama kendini değiştirmeye her zaman gücü yeter. Kendini değiştirebilen bir insan ise her şeyi değiştirebilir.
Dünyayı değiştirmek istedim, ama sonunda fark ettim ki, değiştirmeye gücümün tek yettiği şey kendimdim.
Bir insanın yaşadığı evrende yapabileceği ve düzeltebileceği tek şey kendini değiştirmesidir.
İnsanlar kendilerini neyin rahatsız ettiğine dair içgörüler elde ettiler, ancak değiştirmek için hiçbir şey yapmadılar.
Geçmişi değiştiremeyiz, bu yüzden insanların bugün düşünme, hissetme ve davranış biçimlerini değiştiriyoruz.
Koşulsuz kendini kabul etme tutumu, muhtemelen uzun vadeli iyileşmelerindeki en önemli değişkendir.
Biz felaketi es geçecek değiliz, felaket düzenin içinde ve biz de onun suç ortaklarıyız, felaketi reforma tercih ediyoruz, dünyayı yeniden düşünmektense kendimizi feda etmeyi tercih ediyoruz; bu dünyayı ancak harabelerin ortasında yeniden düşüneceğiz.
Kemalist devrimcilik anlayışının iki yanı vardır: Birincisi, eskimiş kurumların yerine, çağın gereklerine uygun kurumlar koymakla ilgiliydi. İkincisi ise sürekli olarak yeniliklere açık olmayı, değişen koşullara göre değişmeyi, “kalıplaşmamayı” gerektiriyordu.
Muhafazakar zihniyetin bir yüzü çok yırtıcı bir didişme ise, öbür yüzü ipin ucunu bir an bıraksanız sizi nerelere götüreceği belli olmayan bir şüphedir. Bu şüpheyi dünyanızı değiştirmekteki cesaretsizlik, o güvensizlik besler.
Bir taraftan iyi kötü bir tekniği almağa, onun adamı olmağa çalışıyoruz. Onun zihniyetini benimserken zaruri olarak eski kıymetleri atıyoruz. Muaşeret şeklimizi değiştiriyoruz. Diğer taraftan istiyoruz ki, eskiyi unutmayalım! Bugünkü realitelerde bu eskinin yeri nedir?