Endüstriyel et üretimi sadece hayvanlara işkence yapmakla kalmıyor ayrıca çevreyi yok ediyor ve Küresel Güney'den çok büyük miktarda hayvan yemi ithal etmemizi zorunlu kılıyor. Avrupa, Çin'den sonra dünyanın en büyük soya ithalatçısı. Arjantin ve Brezilya soya ekimini hızla artırıyor; söz konusu ürünlerin neredeyse tamamı bizim kestiğimiz hayvanları beslemekte kullanılıyor. Artan et tüketimi toprak fiyatlarını yukarı itiyor. Bu durum yıkıcı sonuçlar doğuruyor. Dünya topraklarının neredeyse üçte biri hayvan yemi üretimine ayrılmış. Küçük çiftçiler topraklarını ve geçim kaynaklarını kaybediyor. Tabağımızdaki o şinitzel Küresel Güney'de yaşayan pek çok insanın gıda güvenliğini tehdit ediyor.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#çevre
Hepimizin proteine ihtiyacı vardır... Fakat bunu hayvanlardan sağlamak en verimli yol değildir. Bitkisel özlü proteinler çevre için en iyisidir.
İnsanoğlunun en büyük zaafı, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanması. Hatta bütün yiyecekleri, hayvanları ve doğayı kendine sunulmuş bir nimet sanıyor. Evren dediğimiz bütün içerisinde, kendisini diğer canlılardan ayrı tutuyor. Çevreyi istediği gibi kullanıyor. Yıkıyor, yok ediyor. Halbuki insanoğlu bu evrende zincirin sadece küçük bir parçası. Bunu reddederek aslında kendisine bir hapishane yaratıyor. İnsanın bu yanılgıdan kurtulması en büyük özgürlük. Tabii bu da tam olarak mümkün olmayabilir ama bu çabanın kendisi de bir özgürlük.
Vejetaryen bir beslenme şeklini benimsemek, çevre için daha az petrol ve benzin kullanmaktan çok daha etkili.
Biz bu dünyanın Rabbimizin emaneti olduğu inancıyla çevreyi korumak için her türlü gayreti göstermeyi sürdüreceğiz. Yeni üyelerimiz adına diktiğimiz fidanlar işte bu bakımdan çok ama çok anlamlıdır.
Ne yaptık biz dünyaya, bir bak ne yaptık biz? Peki ya tek oğlun üzerine yemin ettiğin barış? Peki ya çiçekli tarlalara, zaman var mı? Paki ya senin ve benim olduğunu söylediğin tüm düşler? Çocukların savaşta öldüklerine dikkat etmeyi bıraktın mı? Dikkat etmeyi bıraktın mı yeryüzünün ağlayışına, gözü yaşlı sahillere?
Avcı-toplayıcı yaşamın kısıtlamaları insanı üç milyon yıl boyunca kontrol altında tuttu. Tarım gelince bu kısıtlamalar yok oldu ve insan bir meteor hızıyla yükseldi. Yerleşik hayat iş bölümünü doğurdu. İş bölümü teknolojiyi. Teknolojiyle birlikte alışveriş ve ticaret geldi. Alışveriş ve ticaretle matematik, edebiyat, bilim ve diğerleri. Hepsinin nihai amacıysa, insanın Dünya'yı fethedip tek hakimi olmasıydı, ki bunu da gerçekleştirdi - hemen hemen. Tam olarak başaramadı, bu da kendisinin sonunu getirecek gibi görünüyor. Çünkü insanlığın Dünya'yı fethi bizzat Dünya'yı mahvetti. Ve edindiğimiz tüm üstün yeteneklere rağmen Dünya'nın mahvoluşunu durduracak beceriye sahip değiliz, ya da neden olduğumuz zararları onarma yetisine. Dünya dipsiz bir kuyuymuşçasına zehrimizi boşalttık ona ve halen de devam ediyoruz. Yeniden üretilemeyen kaynakları asla tükenmeyeceklermiş gibi harcadık, hala da harcıyoruz. Dünya'nın bu istismara bir yüzyıl daha dayanabilmesi tahayyül bile edilemez. Ama kimsenin bir şey yaptığı yok. Tüm problemleri çocuklarımıza ve torunlarımıza miras bırakmaktan başka.
Eğer dünyadaki beslenme trendi bu üç beslenmeye dönerse sağlık artacağı gibi şu an bütün arabaların, kamyonların, uçakların, trenlerin ve gemilerin saldığı sera gazı emisyonları oranına eşit oranda emisyon azalmış olacak. Ayrıca beslenmedeki bu geçiş büyüklük olarak ABD’nin yarısı kadar tropikal ormanın ve savanın yok edilmesini engellemiş olacak.