Bazen kadınlar zaafları ile iftihar edip, erkeklerin zaafları ile oynayarak güç kazanırlar. Fakat geçici kazançlar için erdemin ve bir saatlik başarı için yaşamın saygınlığı feda edilir.
- Henüz kategori yok.
-
Ankara'dan Kıbrıs-Fransa Savunma Anlaşmasına Uluslarar…11.06.2026
-
GSB 2026 Personel Alımı Sonuçları Açıklandı: 2 Bin 610…11.06.2026
-
Temmuz 2026 Emekli Zammı Hesaplamaları: 5 Aylık Enflas…11.06.2026
-
Sermaye Piyasası Kurulu'ndan Beta Enerji ve Teknoloji …11.06.2026
-
Ali Efe Bezci Kimdir? İş Hayatı, Özel Yaşamı ve Hakkın…11.06.2026
-
Dünya Kupası Bahisleri: Ofis Oyunlarından Vergi Durumu…10.06.2026
-
N'Golo Kante İçin Kritik Dönem: Fenerbahçe'de Transfer…10.06.2026
-
CHP-DSP İşbirliği Görüşmeleri Sızıntı İddiasıyla DSP'd…10.06.2026
-
Küresel Gerilimler ve Faiz Endişeleri Altın Piyasasını…10.06.2026
-
A Milli Kadın Futbol Takımı, Malta'yı Yenerek Dünya Ku…10.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#ahlak
Erkeklerden bir ölçüde bağımsız olana dek, kadınların erdem sahibi olması beklenemez; Bağımsızlaşmadıkça, onları iyi eşler ve anneler yapacak gücü kendilerinde bulamazlar. Mutlak olarak kocalarına bağımlı oldukları sürece kurnaz, ikiyüzlü ve bencil olacaklardır.
İnsanlar görevlerini bir yana bırakıp kendilerini dine verdiler diye, bu dünyada yaşadığı hayal kırıklıklarını, gelecek bir dünyada hayali şatolar inşa ederek telafi etmeye çalışıyorlar diye ahlaklı olmazlar.
Erdem ya da anlayıştan yoksun kadınların yüceltilmesine son verilmedikçe, saflığın erkekler dünyasında da asla hakim olamayacağını söylüyorum.
Yoksulluğun kötülükten daha fazla utanç veren bir özellik olduğu bir toplumda ahlak diye bir şeyden söz edilebilir mi?
Bilgi olmadan ahlak da olamaz. Cehalet, erdemi içine koyamayacağınız kadar dayanıksız bir kaptır.
Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterli.
Şiddet, ahlak dışıdır. Çünkü sevgi yerine nefret üzerinde yol alır, toplumu yıkar ve kardeşliği olanaksızlaştırır.
Asla unutmamalıyız ki Adolf Hitler'in Almanya'da yaptığı her şey yasalara uygundu.
Bizler, bizi yöneten ilkel dürtülerin ardından giderken, taştığı için nil nehrinden ya da dalgalandığı için denizden daha günahkar değiliz.
Yükümlülükleri nedeniyle ahlaksız olan bir devlette, bireylerin ahlaklı olmasının temel önemde olduğu nasıl kanıtlanabilir?
Ama felaketlerle dolu bir tablodan bir iyilik doğacaksa, bunları sunuyor olmaktan pişmanlık duyulabilir mi?
Bir kez suç işlendikten sonra ve özellikle de bundan mutlu olunduğunda durmak pek mümkün değildi.
Kötülüğe teslim olmanın iyiye ulaşmanın yollarından biri olduğunu söylemeyecekler midir?
Ama felaketlerle dolu bir tablodan bir iyilik doğacaksa, bunları sunuyor olmaktan pişmanlık duyulabilir mi?