Bir tohum verdin çiçeğini al. Bir çekirdek verdin ağacını al. Bir dal verdin ormanını al. Dünyamı verdim sana bende kal.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#adanmışlık
Küçük bir grup düşünceli, kendini adamış yurttaşların dünyayı değiştirebilceklerinden şüpheniz olmasın. Aslına bakarsanız, dünyayı değiştiren tek şey bu.
Bir kadın üniversite eğitimine başladığında sadece kafasıyla zekasıyla değil tüm istemiyle, tüm insanlığıyla kendini veriyor.Sadece bilgi edinmekle kalmıyor, yaşamdaki zihinsel devinimde de küçük bir pay sahibi oluyor.
Çok daha az insan görüyorum; işi ile bütünleşmiş ve kendisini ona adamış. İşini kendisini gerçekleştiren en önemli amaç olarak yaşayan.
Tanrılar bir şarkı için biz o şarkıya dönüşünceye kadar, bizden ne çok bedel alırlar!
İdeallerimiz uğruna, çevremizi aydınlatmak ve devşirmek yolunda yaşamımızı koymalıyız.
Tanrıkullarının dualarına kulak verip, işledikleri sevapların çetelesini tutamayacak kadar meşgul olsa bile, onlar Tanrı'yı bir an bile akıllarından çıkarmadan sürdürürlerdi yaşamlarını.
Çoğu insan gerçek mutluluğun kaynağı konusunda yanılır. Gerçek mutluluk için kendini tatmin etmek değil, kendini buna değecek bir şeye adaman gerekir.
Şimdi yeniden doğsam, tüm çektiğim sıkıntıları bilmeme rağmen davam için yine tiyatrocu olurdum.
Al bu kulübü sırtına yükle, götür bakalım dediler. O gün bugündür kulüp benim sırtımdadır.
Ben sizleri fedakârlığa davet ediyorum. Yalnızca kendini feda etmeye hazır olanları çağırıyorum.
Çocuktum, yaşamımı tiyatroya adadım: Hem sevdiğim bir işte, bir sanat kolunda çalışmak için, hem de bu sanat dalının toplumun yüreğinde çiçekler açtıracağına inandığım için... Bu inanç o kadar derine kök saldı ki, yarın kıyamet kopacağını bilsem bugün 'bir tiyatro daha açarım' diyecek ölçüde bir saplantı gibi. Saplantı sözcüğü abartılmış sayılmasın; tam anlamıyla yerinde. Çünkü, yeryüzünde tiyatronun binbir derde deva olduğuna inandım bir kez. Bütün kötülüklerin, insanın insandan kopmasından, uzaklaşmasından; birbirlerinin sıcaklığını, sevgisini duyamadıklarından doğduğuna inanç getirdim bir kez. Artık beni bu inançtan bu kanıdan kurtaramazdı kimse. Onun için, bu yolu doğru yol belledim. İyiliğe, güzele, gerçeğe çıkaran yol.
Bir şeyi yapmak için onu çok sevmelisiniz. Bir şeyi sevmek için ona delicesine inanmalısınız.
Radyoculuk ve televizyonculuk çok ihtimam ve sevgi gerektiren bir iş. 20 yılı aşkın süredir bu işi her zaman büyük bir zevkle yaptım ve ayaklarım hiçbir zaman geri geri gitmedi. Çünkü bu iş sevilmeden yapılabilecek bir iş değil, hele bir başka pozisyona atlayabilmek için yapılacak bir iş hiç değil.