1982 Anayasasının savunulacak bir tarafı olduğunu ben de söylemiyorum. Daha laik daha demokrat bir anayasaya herkes evet der.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#1982 anayasası
Halk oylamasından önce yeni anayasa taslağını önüme getirdiklerinde, Türkiye cumhurbaşkanlarının iki dönem görevde kalmalarına imkân veren bir hüküm vardı. Sadece "bir dönem" olmalı diye taslağa madde koydurttum. Görevini tamamlayan cumhurbaşkanlarının TBMM'nin tabii üyesi olmasını öngören bir madde de vardı. Bunu da çıkarttım.
... cumhurbaşkanının üst üste iki defa seçilmesi imkânı tanınıyordu. Bu maddeyi, "Kendisi için böyle hazırlattı." derler düşüncesiyle değiştirttim ve bir dönem olmasını sağladım.
Biz Anayasa’yı yaparken Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunu kurduk ve bunun içine Atatürk'ün vaktiyle kurduğu Dil Kurumuyla Tarih Kurumunu da dâhil ettik. Yani bunun içinde Dil Kurumu da vardır, Tarih Kurumu da vardır. Atatürk Araştırma Merkezi vardır. Atatürk Kültür Merkezi vardır. Dört tanedir. Başında da bu Yüksek Kurul vardır. “Bu yönetim, yani askerî idare, Anayasa’yı yaparken Atatürk'ün vasiyetini ortadan kaldırdı.” diyorlar bize. Biz Atatürk'ün vasiyetini kaldırmadık. Atatürk'ün vasiyeti şudur: Vefat etmeden evvel bir vasiyet bıraktı ve gelirlerinin bir kısmını kız kardeşine, büyüttüğü çocuklara ve bazı kimselere verdi. “Maaşımdan şu kadar şuna verin, bu kadar buna verin, artanı da yarı yarıya Dil Kurumuyla Tarih Kurumuna verin.” dedi. Vasiyeti bu. Biz bunu bozmadık ki. Yine İş Bankasından kazanılan parada onun hissesi vardır. O kazanılan paraların yarısını Dil Kurumuna, yarısını da Tarih Kurumuna veriyoruz. Bunda bir değişiklik yapmadık. Zaten kaldıramayız ki. Öyle bir yetkimiz de yok. Vasiyet ortadan kalkar mı? Mümkün değil. Ama gelin görün ki illa bize bir çamur sıçratacaklar, maksatları bu.
Anayasa'nın referanduma sunulması esnasında zarfların şeffaf olduğu, renklerin göründüğünü söyledi arkadaşımız, kimse. Külliyen yalandır! Hatta Avrupa Konseyinden, Avrupa ülkelerinden müşahitler geldi. Sandıkların başlarında. Anayasa oylamasından sonra, "Çok dürüst bir anayasa oylaması yapılmıştır." diye de rapor verdiler. Yani onu kabul etmiyorum. Zarfların içindeki beyazla mavi görünmezdi. Zarflar sanki görünüyormuş, şeffaf, yalandan yapılmış, öyle bir ifade kullandı.